YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5585
KARAR NO : 2023/188
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 30.12.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kimlik bilgilerinin kullanılarak yargılanmasına neden olunduğu, hakkında mahkumiyete karar verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine ceza infaz kurumuna alındığı, yapılan yeniden yargılanma ve infazın durdurulması talebinin kabul edilmesi üzerine yeniden yapılan yargılanma üzerine beraate karar verildiği, haksız yere 9 ay cezaevinde kaldığı gerekçeleri ile 300.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 13.01.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini öne sürmüştür.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2017 tarihli ve 2016/238 Esas, 2017/61 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2017/2010 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.09.2021 tarihli ve 2018/82793 sayılı davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davanın süresinde olduğuna ve kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat Davasının dayanağı olan … 2. Asliye Ceza Mahkemesin 2013/408 Esas ve 2014/765 Karar sayılı ceza davası dosyasında; davacı hakkında aynı Mahkemenin 2011/67 Esas ve 2012/186 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyete kararı verildiği, kararın kesinleştiği, infaza başlandığı ancak davacının suç failinin kendisi olmadığını, failin kimlik bilgilerini kullanarak suçu işlediğini belirttiği ve davacı ile ilk yargılama yapılan kişinin farklı olduğuna dair kanaat elde edilmesi üzerine 11.03.2014 tarihinde infazın durdurulmasına karar verilerek serbest bırakıldığı, davacının daha sonra yargılamasının yenilenmesini talep ettiği, mahkemece talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda davacı hakkında 03.12.2014 tarihli ve 2013/408 Esas, 2014/765 Karar sayılı karar ile davacının beraatine hükmedildiği, kararın 02.01.2015 günü kesinleştiği, beraat hükmünün kesinleşmesinin davacıya tebliğ edilmediği,
5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemenin koşullarının yer aldığı, birinci fıkrasında ”karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay her halde karar ve hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunabilir” hükmü karşısında üç aylık sürenin kesinleşmiş kararın ilgilisine tebliğinde itibaren başlayacağı, bir yıllık sürenin ise her halde, tebliğ şartı aranmaksızın karar ve hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde açılması gerektiği, tazminat davasına dayanak mahkeme kararının davacı yönüyle 02.01.2015 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 30.12.2016 tarihinde açıldığı ve bir yıllık yasal sürenin geçmesinde sonra açıldığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/408 Esas, 2014/765 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının aynı Mahkemenin 29.02.2012 tarihli ve 2011/67 Esas, 2012/186 Karar sayılı kararı ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine 13.07.2012 tarihinden davacının cezaevine alındığı, davacının kimlik bilgilerinin kullanılarak yargılama yapılmasına neden olduğu belirtilerek yapılan yeniden yargılanma ve infazın durdurulması talebinin kabul edildiği, davacının 25.03.2013 tarihinde tahliye edildiği, yeniden yapılan yargılanma üzerine 03.12.2014 tarihinde beraate hükmedildiği, beraat hükmünün 02.01.2015 tarihinde kesinleştiği ve 30.12.2016 tarihinde açılan davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından davanın reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2017/2010 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.