Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/5595 E. 2023/115 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5595
KARAR NO : 2023/115
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin milletvekili olduğunu, 20.05.2016 tarih ve 6718 sayılı Yasa ile Anayasa’ya eklenen geçici 20 inci madde ile müvekkilinin dokunulmazlığının kaldırılması üzerine hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 03.11.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 04.11.2016 tarihinde tutuklandığını, tahliye taleplerinin matbu gerekçelerle reddedildiğini, haksız olarak yakalandığı, tutuklandığı ve tutukluluğun devamına karar verildiği

gerekçesiyle 100.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 02.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında beraat kararı verilmediği, davanın süresinde açılmadığı, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğu, davanın reddi gerektiği, şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2018 tarihli ve 2017/636 Esas, 2018/68 Karar sayılı kararı ile tazminata esas dosyanın kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.07.2018 tarihli ve 2018/1383 Esas, 2018/2012 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.09.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri;

Davacı hakkında yapılan işlemlerin hukuka aykırı şekilde yetkisiz savcılıkça ve hâkimliklerce yapıldığına, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1240 Esas sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, terör örgütü propagandası yapmak, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek, suçu ve suçluyu övme, suç işlemeye alenen tahrik, halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kışkırtma, toplantı ve gösteri yürüyüşünün zorla dağıtılması suçlarından cezalandırılması talebiyle … 4. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, yetkisizlik kararları sonucu yargılamanın … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/275 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, yargılama esnasında 22/09/2017 tarihli celsede terör örgütü yönetme suçu yönünden dosyanın tefrik edilerek yine aynı mahkemenin 2017/587 Esasına kaydedildiği, 15/11/2017 tarihli celsede de davacının suç işlemeye tahrik suçu yönünden tahliyesine karar verildiği, tefrik edilen dosyadan ise tutukluluk halinin devam ettiği, davacının üzerine atılı suçların iddianamede anlatılış biçimi ile delillerle ilişkilendirilmesi, atılı suçların vasıf ve mahiyeti, somut delillerin bulunması gözönüne alındığında davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin uzun olmadığı atılı suçlar ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi gereğince açılan maddi ve manevi tazminat davasının şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Tutukluluk süresinin uzun olduğu düşünülse dahi dosya içerisinde bulunan TBMM Başkanlığının 25311425-180.02 sayılı yazı içeriğine göre milletvekillerinin tutukluluk nedeniyle maaşlarından herhangi bir kesinti yapılmadığı, bu nedenle maddi bir zararın oluşmadığı dikkate alınarak maddi tazminat davasının kabulü mümkün olmayacağı kanaatiyle maddi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği değerlendirmesiyle istinaf başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/275 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 03.11.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 04.11.2016 tarihinde tutuklandığı, dava tarihinde halen tutuklu olduğu, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tâbi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı Hakkında Yapılan İşlemlerin Hukuka Aykırı Şekilde Yetkisiz Savcılıkça Ve Hâkimliklerce Yapıldığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen “Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilenler,” hükmü uyarınca tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren
üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat
isteminde bulunulabilir.

Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesin birinci fıkrasının (a) bendinde, ” kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilen” kişilerin tazminat isteminde bulunabileceğinin belirtildiği, tazminat talebinin dayanağı olan dava dosyasında davacının kanuna aykırı şekilde yakalandığı, tutuklandığı ve tutukluluğun devamına karar verildiği nedenine dayanan tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talebinin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.07.2018 tarihli ve 2018/1383 Esas, 2018/2012 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.