YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5802
KARAR NO : 2023/1362
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/9734 Soruşturma numaralı dosyası ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan soruşturma başlatıldığını, soruşturma devam ederken 25.07.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 28.07.2017 tarihinde tutuklandığını, 28.12.2017 tarihinde tahliye edildiğini, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/18724 Soruşturma dosyası ile hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini, davacının emekli olmuş uzman … olduğunu, emekli olmasının ardından aynı yıl 01.07.2016 tarihinde bir sürücü kursunda kurs vermeye başladığını, tutuklu kaldığı süre çalışamadığını belirterek süreçte yaptığı masraflar ödediği avukatlık ücret vb. için 250.000.00TL maddi, 500.000.00TL manevi tazminatın davalı hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 27.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği maddi ve manevi zararlarına ilişkin talebinin usul ve yasaya uygun olmadığını, söz konusu işlemleri yapanların kendilerine mevzuatla verilen görevleri doğrultusunda işlem yaptıklarını, belirtilen ve resen saptanacak nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2018/157 Esas, 2018/224 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/2094 Esas, 2019/329 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesiyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2021 tarih 2019/25659 sayılı tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz taleplerinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine, kararın usu ile hukuka aykırı olduğuna ve hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde “Davacı dava dilekçesinde işten ayrılması, haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı günler için toplam 250.000 TL maddi tazminat talep etmiş ise de; dava dosyasına maddi zararlarına ilişkin belge ve delil sunamadığı, sunmuş olduğu cezaevinde kalmış olduğu günlerde ceza infaz kurumunda yapmış olduğu kişisel harcamalarına ilişkin fişlerin maddi zarar kapsamında sayılamayacağı, davacının cezaevi dışında bulunsa dahi kişisel ihtiyaçlarına ilişkin bu harcamaları zaten yapacağı, dolayısıyla sunulan fişlerde belirtilen miktarların maddi zarar olarak kabul edilemeyeceği, böylece talep etmiş olduğu maddi tazminat miktarını ispatlayamadığı, davacının 25/07/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 28/07/2017 tarihinde tutuklandığı, 28/12/2017 tarihinde tahliye edildiği anlaşıldığından ancak 25/07/2017 – 28/12/2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelere ilişkin maddi kayıplarını isteyebileceği, bu maddi kaybının da davacının asgari ücretle çalışmış olması karşısında elde edebileceği maddi gelirin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiği, 2017 yılında net asgari ücret miktarının 1.404,06 TL olduğu ve davacının asgari ücret miktarına göre 7.160,70 TL lik maddi zararının oluştuğu anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 7.160,70 TL maddi tazminatın davalı hazineden alınarak, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, faiz talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı dava dilekçesinde, haksız gözaltı ve tutuklama sebebiyle 500.000 TL manevi tazminat talep etmiş ise de; davacının 25/07/2017 – 28/12/2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği ve yapılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmakla, davacının duymuş olduğu elem ve ızdırap, isnat edilen suçun ağırlığı, davacının sosyal statüsü, mevkii ve verilecek olan tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağı hususları değerlendirilerek, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, faiz talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak hükmedilen tazminat miktarları eksik bulunduğundan 7.300,80 TL maddi, 17.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/9794 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 25.07.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 156 gün gözaltına ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda davacı hakkında 08.01.2018 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
1.Tutuklandığı tarihte asgari ücretle çalışmakta olduğu anlaşılan davacı hakkındaki kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve kazanç kaybına yönelik hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
2.Avukatlık ücretinin davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle davacı tarafça sunulan avukatlık sözleşme gereği tayin edilen miktar maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacak ise de, tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 660,00 TL’nin de maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/2094 Esas, 2019/329 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.