Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/5831 E. 2023/134 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5831
KARAR NO : 2023/134
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 15.01.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 18.01.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 29.11.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu ticareti yapmak suçundan 18.11.2009 tarihinde sorgulandıktan sonra tutuklandığı, 28.10.2010 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda davacının atılı suçtan beraatine hükmedildiği, tutuklama nedeniyle davacının mahrum kaldığı ücret nedeniyle 9.120,00 TL, kıdem tazminatı için 1.089,00 TL, ihbar tazminatı nedeniyle 818,00 TL, ceza davası kapsamında davacının avukata … olduğu vekalet ücreti için 4.672,00 TL ve cezaevinde yapılan harcalamalar için 6.300 TL olmak üzere toplam 21.999,00 TL maddi ve yaşanılan sıkıntılar için 100.000,00 TL manevi tazminatın 18.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 17.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı hakkında uygulanan koruma tedbiri ile temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmediğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, maddi tazminata ilişkin iddiaların ispat edilmediğini, vekalet ücretinin ve cezaevi harcamalarının maddi tazminata dahil edilemeyeceğini, manevi tazminat talep etme koşullarının oluşmadığını, mükerrer dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini ve vekalet ücretinin 694 sayılı KHK uyarınca hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2018 tarihli ve 2017/280 Esas, 2018/152 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/2646 Esas, 2018/3302 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz taleplerinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz sebepleri maddi tazminat miktarının düşük olduğuna, kıdem ve ihbar tazminatının maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna, manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, davacının ceza davası kapsamında avukata … olduğu vekalet ücretinin tazminata dahil edilmesi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkindir.

2. Davalı vekilinin temyiz sebepleri maddi ve manevi tazminatın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna, davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının 18.11.2009 tarihinde tutuklandığı, 28.10.2010 tarihinde tahliye olduğu, davacının SGK hizmet dökümünün alındığı, en son işten ayrıldığı tarihin 02.08.2008 olup tekrar işe girme tarihinin ise 10.10.2012 olduğu, dolayısıyla tutuklama tedbirinden dolayı işten ayrılışı gibi bir durumun olmadığı, tutuklandığı tarihte zaten sigortaya kayıtlı olarak çalışmadığı, ayrıca davacı taraf asgari ücretten daha fazla gelir elde ettiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgi de sunamadığı, bu sebeple maddi tazminatın asgari ücret tarifesine göre hesaplanmasının gerektiği kabulü ile 6.676,09 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.

Davacının beraat ettiği dosya kapsamında avukata ödediği vekalet ücretine ilişkin makbuzun beraat hükmünün kesinleşmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bu ücret maddi tazminat hesabına dahil edilmemiş, yine Yargıtay kararlarından hareketle belirlenen esaslar çerçevesinde davacının cezaevi harcamaları da maddi tazminat hesabında dikkate alınmamıştır.

Davacının sosyal ekonomik durumu, beraat ettiği dosyadaki üzerine atılı suçun hukuki niteliği, tazminata konu işlemin gerçekleştiği tarihteki paranın satın alma gücü, tutuklulukta kaldığı süreler, hak ve nesafet ilkesi de nazara alınarak takdiren 17.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Her iki tazminatın da tutuklama tarihi olan 18.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 10.000,00 TL’ye indirilmesi ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin 2.001,58 olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/67 Esas – 2017/148 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veye uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 18.11.2009 – 28.10.2010 tarihleri arasında 344 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre tazminata esas ceza davası kapsamında davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinden doğan avukatlık ücretinin serbest piyasa koşullarında belirlendiği, bu miktarın her vekalet ilişkisinde farklı belirlenebileceği, kaldı ki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen maktu vekalet ücretinin de ceza davası kapsamında ödenmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının ceza davası kapsamında ödediği avukatlık ücreti maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinden ve davacının cezaevinde yaptığı harcamalar ile mahrum kaldığı kıdem ve ihbar tazminatı maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

2. Geliri ve kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklulukta kaldığı süre için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1. Tutuklandığı suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde beraat eden davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

4. Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “6.561,88” TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde “6.676,09” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.3) ve (B.4) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/2646 Esas, 2018/3302 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.