Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/5833 E. 2023/224 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5833
KARAR NO : 2023/224
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 06.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeni ile 06.10.2016 tarihinde gözaltına alındığını, gözaltı süresinin 04.11.2016 tarihine kadar 28 gün uzatılarak 30 gün gözaltında kaldığını, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde 2016/33477 soruşturma sayılı karar ile takipsizlik kararı verildiğini, bu nedenle davacının gözaltında kaldığı süre boyunca sahip olduğu fırını işletememesi, ihalelere katılamaması ve itibar kaybına uğraması nedeniyle meydana gelen maddi zararından dolayı 100.000,00 TL maddi ve uğradığı psikolojik sıkıntılardan dolayı 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 200.000,00 TL tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 02.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olup olmadığının, yetkili mahkemede açılıp açılmadığının, davacının davaya rızası bulunup bulunmadığının, mükerrer dava ve mahsup olup olmadığının araştırılmasını ve araştırma neticesinde tespit edilen eksiklikler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava görülür ise de talep edilen tazminat miktarlarının gerçek kaybın çok üstünde olduğunu, davacının gerçek zararının araştırılması gerektiğini ve vekalet ücretine hükmedilirken 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemenin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.

3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2018 tarihli ve 2017/335 Esas, 2018/436 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/3303 Esas, 2019/145 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 25.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi tazminatın gerçek kazanç kaybını yansıtmadığına, davacının düzenli olarak girdiği … askeri/jandarma ekmek alma ihalesine giremediğine, manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ve maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/33477 soruşturma sayılı dosyası kapsamında 06.10.2016 – 04.11.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 08.05.2017 tarihinde davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerindeki maddi tazminat koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Davacının vergiye tabi esnaf olduğu, dosyada mevcut vergi beyannamesi ve belgelere göre aldırılan bilirkişi raporu ile davacının gözaltında kaldığı döneme ilişkin maddi zararının toplam 1.341.25 TL olduğu anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.341.45 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.

Davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında geçirdiği süre gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak davacı yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı, fazlaya ilişkin talebin takdiren reddine karar verilmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmış ve 3.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/33477 soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 06.10.2016 – 04.11.2016 tarihleri arasında 29 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda hakkında 08.05.2017 tarihininde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Davacının fırın işletmecisi olduğu, gözaltında kaldığı süre boyunca fırını işletemediğini beyan ettiği, bilirkişi raporunun da fırının 2016 yılı gelir vergisi beyannamesi doğrultusunda elde edilen yıllık kârın günlük kâra dönüştürülerek gözaltında kalınan süre ile çarpılması suretiyle hesaplandığı görülmüş olup, gözaltında kalınan süre boyunca fırının faaliyet gösterip göstermediğinin araştırılması suretiyle maddi zararın hesaplanması gerekirken eksik araştırma ile davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Davacı gözaltına alınması nedeniyle … askeri/jandarma ekmek alma ihalesine giremediğinden bahisle kazanç kaybına uğradığı iddiasında bulunmuş ise de, dosya içerisinde yer alan bir yıllık ihale evraklarının incelenmesinde ihalenin her ay için ayrı ayrı yapıldığı, 2016 yılı içinde ihalenin bazı aylar davacı tarafından bazı aylar ise başka kişilerce kazanıldığı, bu durumda davacının ihaleye katılamaması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın muhtemel zarar olduğu ve tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla bu hususun maddi tazminat hesabında gözetilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

4. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, mahkemenin manevi tazminata ilişkin uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin hesaplanmasında hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı toplamı üzerinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbî vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, göre davacı lehine hükmedilen toplam 4.341,45 TL tazminat üzerinden hesaplanan nisbî vekalet ücretinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az olması nedeniyle davacı lehine 845,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/3303 Esas, 2019/145 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.