YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5859
KARAR NO : 2023/1492
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Fetö/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.07.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 28.07.2017 tarihinde tutuklandığını, hakkında ağır ceza mahkemesine kamu davasının açıldığını, yapılan yargılama sırasında 28.12.2017 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama sonunda … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/155 E. 2018/90 K. sayılı kararı ile isnat edilen suçtan beraatine karar verildiğini, davacının … mühendisi olduğunu, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre içerisinde çalışmadığını, maddi zarar kaybına uğradığını, ayrıca manevi yönden olumsuz etkilendiğini belirterek zararının giderilmesi için 40.000,00 TL maddi ve 350.000,00 TL manevi tazminatın 20.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 01.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, süresinde açılmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/122 Esas, 2018/155 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/2912 Esas, 2018/3097 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Davacının her türlü maddi zararlarının karşılanması gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
3.İstinaf mahkemesi tarafından eksik vekâlet ücretine hükmedildiğine,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/155 esas sayılı yazıları ve eklerinin içeriği, … E Tipi Kapalı CİK’nun 28.05.2018 tarihli cevabi yazıları, bilirkişi raporu ve yargılama sırasında toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7459 soruşturma sayılı dosyası kapsamında Fetö/ PDY terör örgütü üyesi olma suçundan 20.07.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 28.07.2017 tarihinde adliyeye sevk edildiği, … 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.07.2017 tarih ve 2017/220 sorgu sayılı kararı ile isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçtan dolayı tutuklanmasına karar verildiği, soruşturma sonunda hakkında müsnet suçtan dolayı kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sırasında 28.12.2017 tarihinde tahliye edildiği ve yargılama sonunda … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarih ve 2017/155 esas 2018/90 karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, yüze karşı verilen beraat hükmüne karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadan hükmün 11.04.2018 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından 24.05.2018 havale tarihli dilekçe ile açılan tazminat davasının 3 aylık yasa süre içerisinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacının beraat ettiği suçtan dolayı gözaltında ve tutuklulukta kaldığı döneme ilişkin maddi kazacına yönelik herhangi bir resmi belge ibraz etmediği, 20.07.2017 – 28.12.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta kaldığı 161 gün … kaybına dair maddi zararının 2017 tarihinde yürürlükte bulunan 16 yaşından büyükler için belirlenen asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda bilirkişi tarafından düzenlenen 18.07.2018 tarihli raporda bildirilen 7.526,09 TL maddi zararın dikkate alınması suretiyle CMK 141/1-e maddesi gereğince davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.526,09 TL maddi tazminatın davalı … Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmiştir. Davacının beraat ettiği suçun niteliği, sosyal kültürel ve ekonomik durumu, duyduğu üzüntü, acı ile gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre ve manevi tazminatın bir zenginleşme sebebi olmaması ilkesi göz önüne alınarak manevi tazminatın kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın davalı … Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2004 tarih ve 2004/1-177 E. 2004/203 K; Yargıtay 9 Ceza Dairesinin 15.12.2009 tarih ve 2008/6827 E. 2009/12575 K. sayılı kararları doğrultusunda davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık yasal ücret tarifesine göre vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği yine Yargıtay Genel Ceza Kurulunun 13.03.2007 gün 2/63 E.K. sayılı ilamı gözüne alınarak ancak davanın tamamen reddi halinde davalı … Hazinesine vekalet ücreti hükmolunabileceğinden kısmi red nedeniyle davalı … Hazinesine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargılama sonunda kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminatın talebe bağlı olarak hakkın doğum tarihinden yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken bu hususun sehven hüküm altına alınmadığı ve istinaf incelemesi aşamasında düzeltilerek hüküm altına alınabileceği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, maddi tazminat miktarına yönelik istinaf taleplerinin değerlendirilmesinde; tazminat davasına dayanak olan dava dosyasında davacının 161 gün süreyle gözaltı ve tutuklu kaldığı, Yargıtay 12 Ceza Dairesinin 2016/12509 E- 2017/1443 K, 2015/12574 E – 2016/11747 K, 2016/280 E – 2016/13233 K, 2015/11805 E- 2016/9257 K, 2015/12852 E- 2017/69 K, 2015/12590 E- 2016/11734 K sayılı güncel içtihatlarında da belirtildiği üzere; davacının tutuklu kaldığı döneme ait net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan ve cezaevine girdiği gün sayılmayıp çıktığı gün sayılarak hesaplama yapıldığında davacının maddi zararının 5.535,12 TL olmasına rağmen, maddi tazminatın fazla belirlenmesi kanuna aykırı olup, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan hüküm fıkrasında yer alan 7.526,09 TL maddi tazminat miktarının 5.535,12 TL’ye düşürülmesi suretiyle,
Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde davacının evlendikten üç gün sonra gözaltına alınıp sonrasında tutuklanması, eğitim durumu, sosyal ve ekonomik durumu, davacının fetö terör örgütüne üye olmak suçundan açılan davada bylock kullanmadığı ve bylock listesinden çıkartılması nedeniyle beraatine karar verilmesi hususu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı ve tutuklu kaldığı sürenin uzunluğu değerlendirildiğinde, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktarının belirlenmediği, manevi tazminat miktarının güncel koşullara göre az miktarda tespit edilmesi kanuna aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 12.000,00 TL manevi tazminat miktarının 18.000,00 TL’ye çıkartılması suretiyle,
Faize yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin değerlendirilmesinde;
Davacı vekili gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmesine rağmen mahkemece herhangi bir yasal faize hükmedilmemesi kanuna aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönleriyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan hüküm fıkrasında yer alan maddi ve manevi tazminata ilişkin 1 ve 2. Bentte “… tazminatın gözaltı tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … hazinesinden alınarak …” ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/155 Esas, 2018/90 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.07.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 161 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 03.04.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.04.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
1.Davacının Her Türlü Maddi Zararlarının Karşılanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının ailesinin ve avukatının cezaevi ve ulaşım giderlerinin maddi tazminat kapsamında ödenmesini talep etmiş ise de bu giderler 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu giderlere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya 20.07.2017-28.12.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan 7.382,64 TL’nin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu miktarın altında kalacak şekilde 5.535,12 TL maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.İstinaf Mahkemesi Tarafından Eksik Vekâlet Ücretine Hükmedildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, istinaf mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları değiştirilmesine rağmen değişen vekâlet ücretine yönelik hüküm kurulmaması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1.) ve (3.) paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/2912 Esas, 2018/3097 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün (a) bendinden yer alan “5.535,12 TL” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “7.382,62 TL” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasına; “5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak 3.045,91 TL nisbi vekâlet ücretinin davalı … Hazinesinden alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.