YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5916
KARAR NO : 2023/1232
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2017 tarihli ve 2016/137 Esas 2017/455 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’ e yönelik taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat, katılan sanık …’e yönelik taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; katılan sanık …’in katılan …’e yönelik taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin,05.12.2018 tarihli ve 2017/3444 Esas 2018/2870 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık …’in taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (e) ve (b) bendleri, 62 nci maddesi, 52 nci fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3…. Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.01.2019 tarihli ve 2017/3444Esas 2018/2870 Karar sayılı ek kararı ile katılan vekilinin sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin, hükmün kesin olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanunun 296 ıncı maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2021 havale tarihli ve 2019/34580 sayılı, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Verilen cezanın az olduğuna, … kazası yönünden inceleme yapılmamasına, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1….’in yaralanması ile sanığın kusuru arasında illiyet bağı olmadığına, hükmün hukuka uygun olmadığına,
2.Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna,
3.231 inci maddenin uygulanmamasının bozmayı gerektirdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.”Olay tarihinde katılan sanık …’in yönetimindeki . plaka sayılı traktör ile yasa ve yönetmeliklere açıkça aykırı şekilde sürücü harici yanında yolcu taşıdığı, soruşturma aşamasındaki kaza tespit tutanağı ve mahkememizce yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu içerikleri yeterli görülmemekle Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinden alınan mahkememizce hükme esas kabul edilen 17/07/2017 tarihli rapora göre sanık.’nin yönetimindeki. plaka sayılı … ile çarpıştığı kazada;
Katılan sanık sürücü … sevk ve idaresindeki traktöre gayri nizami olarak müşteki …’i alıp seyrini sürdürerek olay mahalli kavşağa girmeden evvel, hız azaltması, kavşak kollarını taşıt trafiği itibariyle gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra kavşağa girerek seyrini sürdüreceği yerde, mevcut hızı ile mahalle yaklaşarak seyir yönüne göre sağ taraftan gelen ve kavşağın niteliğine göre ilk geçiş hakkına sahip olan diğer sanık … yönetimindeki kamyonete rağmen kavşağa girmiş, bu tavrı ile önünü kapattığı kamyonetin sadmesine maruz kalarak meydana getirdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla asli derecede kusurlu,
Sanık sürücü … yönetimindeki kamyonet ile olay mahalli kontrolsüz kavşağa girmeden evvel; her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip ise de, taşıt trafiği itibariyle kavşak kollarını gerektiği şekilde kontrol edebilmesi için kural gereği hız azaltarak mahalle yaklaşması, kavşak kollarının taşıt trafiği itibariyle elverişli olduğunu gözlemledikten sonra seyrini sürdürerek kavşak alanına gireceği yerde sol taraftan yaklaşan ve kavşağa girerek önünü kapatan traktöre rağmen eş zamanlı olarak aynı kavşağa girerek traktöre çarpmış olmakla tali derecede kusurlu,
Sanık sürücü … yönetimindeki traktöre; gayri nizami şekilde binerek yolculuk yapan müşteki …’in sergilemiş olduğu bu davranışından dolayı kendi yaralanmasında alt düzeyde tali kusurlu bulunmuş olmakla,
Ve alınan alınan rapor içeriklerine göre katılan sanık …’in hayati tehlike olmaksızın BTM ile giderilebilir şekilde yaralanması, katılan …’ın ise vücudunda kırık meydana gelip bu kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisinin orta (6.derecede) etkileyecek derecede yaralanması karşısında,
Katılan sanık ve sanığın üzerine atılı taksirli yaralama suçunu işledikleri kanaatine varılmakla bu aşamada yapılmak gereken kimin kime karşı ne oranda kusurlu olduğu ve ne şekilde cezalandırılacağı cihetine gidileceğidir.
Katılan olay nedeni ile uzunca süren bir tedavi sürecine maruz kalmış olup mahkememizin davetine ve hakkında çıkarılan zorla getirme emirlerine rağmen hazır bulunamaması ve yapılan araştırmaya göre … mazereti bulunması nedeni ile mahkememizce 29/06/2016 tarihinde ikametinde dinlenmiş, burada mahkememizce yapılan gözlem itibari ile özellikle manevi açıdan yıpranmışlığı ve ilgilenilmemesi karşısında mağduriyeti gözlenmiştir.
Taksirli suçlar kişinin arzu etmemesi sonucu neticenin meydana gelmesidir. Ancak netice meydana geldikten sonra aslolan arzu edilmeyen sonuçların ortadan kaldırılması, kişiler üzerindeki etkisinin asgariye indirilmesi ve özellikle mağdurların manevi dünyasında yaratılan tahribatın maksimum çaba ile minimum düzeye indirilebilmesidir.
Özellikle trafik kazası olarak meydana gelen taksirli yaralama eylemleri sonucu beklenen sanığın bir şekilde katılan ile temasa geçmesi, onun tedavi süreci ve sonrasında yeniden yaşama kaldığı yerden devamı hususunda gerekli desteği vermesidir. Bu şekilde davranılması ceza hukuku açısından tercihli olarak öngörülmüş cezalarda sanık lehine olanın tercih edilmesi, HAGB kurumunun uygulanıp uygulanmayacağı, erteleme gibi durumların söz konusu olup olmayacağı açısından önem taşımaktadır.
Tabi ki öncelikli tespit edilmesi gereken bir başka husus meydana gelen kaza neticesinde hangi sanığın ne derece kusurlu olduğunun belirlenmesidir. Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm bilirkişi görüşleri ile bağlı olmaksızın hakim olarak kanaatimiz ve olayın meydana geliş şekli bir bütün olarak ele alındığında traktöründe yolcu taşıyan katılan …’in traktörüne çarpmada her ne kadar sanık … tali kusurlu ise de, traktördeki taşınmaması gereken yolcunun yaralanmasından en azından ceza hukuku kapsamında kanaatimizce bu noktada kusur yada taksiri bulunmayan sanık …’nın sorumlu tutunamayacağı hükmüne varılmış ve sanık …’ya kusuru dikkate alınarak katılan sanık …’in yaralanmasından dolayı ceza tayini cihetine gidilmiş, katılan sanık … ise katılan …’ın yaralanmasından sorumlu olmakla ve yukarıda zikrettiğimiz hususları yerine getirmemekle yani katılan … üzerindeki manevi ızdırabı dindirici hiçbir hareketi olmamakla sanık hakkında hüküm kurulurken tercihen hapis cezası tercih edilmiş ve yine paraya çevirme ve erteleme yada hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususları sanık lehine yukarıda zikrettiğimiz gerekçelerle uygulanmamış, yine sanığın özellikle fiilden sonraki davranışları itibari ile katılanı aramaması, katılanın tedavisi ile ilgilenmemesi karşısında TCK’nın 62. maddede sanık lehine tatbik edilmemek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindedir.
2.Olay nedeniyle …’in hayat fonksiyonlarını orta (6.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıklarına dair doktor raporları dosya içerisindedir. Olay nedeniyle yaralanan … ve … sanık … ‘ den şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
3.Kaza tespit tutanağında, 12.11.2015 günü meskun mahalde, gündüz vakti, sisli havada, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile iki yönlü sokakta seyir halindeyken olay mahalli kontrolsüz dört yönlü sokak kavşağına geldiğinde aracının ön kısmı ile seyrine göre solundan gelen … ‘in sevk ve idaresindeki traktörün sağ yan kısmına çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşunda …’in kontrolsüz kavşaklarda soldan gelen araçların sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle asli kusurlu, …’nin ise … hızını kavşağa yaklaşırken azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.
4.Trafik polis memuru bilirkişi tarafından düzenlenen 13.05.2016 tarihli raporda traktör sürücüsü …’in asli kusurlu, kamyonet sürücüsü …’nin tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.
5…. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17.07.2017 tarihli raporda kusur dağılımı ;
“A-Müşteki sanık sürücü … sevk ve idaresindeki traktöre gayri nizami olarak müşteki …’i alıp seyrini sürdürerek olay mahalli kavşağa girmeden evvel, hız azaltması, kavşak kollarını taşıt trafiği itibariyle gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra kavşağa girerek seyrini sürdüreceği yerde, mevcut hızı ile mahalle yaklaşarak seyir yönüne göre sağ taraftan gelen ve kavşağın niteliğine göre ilk geçiş hakkına sahip olan diğer sanık … yönetimindeki kamyonete rağmen kavşağa girmiş, bu tavrı ile önünü kapattığı kamyonetin sadmesine maruz kalarak meydana getirdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla asli derecede kusurludur.
B-Müşteki sürücü … yönetimindeki kamyonet ile olay mahalli kontrolsüz kavşağa girmeden evvel; her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip ise de, taşıt trafiği itibariyle kavşak kollarını gerektiği şekilde kontrol edebilmesi için kural gereği hız azaltarak mahalle yaklaşması, kavşak kollarının taşıt trafiği itibariyle elverişli olduğunu gözlemledikten sonra seyrini sürdürerek kavşak alanına gireceği yerde sol taraftan yaklaşan ve kavşağa girerek önünü kapatan traktöre rağmen eş zamanlı olarak aynı kavşağa girerek traktöre çarpmış olmakla tali derecede kusurludur.
C-Sanık sürücü … yönetimindeki traktöre; gayri nizami şekilde binerek yolculuk yapan müşteki …’in sergilemiş olduğu bu davranışından dolayı kendi yaralanmasında alt düzeyde tali kusurlu görülmüştür.” şeklinde belirlenmiştir.
6.Sanık … savunmasında kusuru olmadığını beyan etmiş olup beraatine karar verilmesini, hakkında lehe hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
“Olay tarihinde katılan sanık …’in kullanmış olduğu . plaka sayılı traktör ile sanık .’nin kullanmış olduğu .plaka sayılı kamyonetin Yavşan caddesi üzerinde bulunan. Sokak kavşağında traktörü ile kamyonetin ön kısmının çarpışması neticesi yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, olay sebebiyle … sürücüleri ile traktör üzerinde bulunan katılan …’ın yaralandığı, katılan sanık …’in BTM ile giderilebilecek şekilde, katılan …’ın BTM ile giderilemez ve kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları, oluşun Dairemizce bu şekilde kabul olunduğu, yargılama sırasında alınan ve Dairemizce de hüküm kurmaya yeter ve elverişlilikte olduğu tespit edilen … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 17/07/2017 tarihli kusur raporuna göre katılan sanık …’in olay sebebiyle asli derecede, sanık …’nın tali derecede, katılan …’ın da tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği, hazırlık tahkikatı sırasında tarafların uzlaşma yoluna gitmedikleri,
…
Kabule göre, sanık .’nin katılan …’ı BTM ile giderilemez, kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına ve yine katılan sanık …’in BTM ile giderilebilir şekilde taksirle yaralanmasına sebebiyet verme şeklindeki eyleminin TCK’nın 89/4 maddesinde düzenlenen taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçunu oluşturduğu, ilk derece mahkemesince bu hususta hataya düşülerek sanık …’nın Ayhan’a yönelik eylemi ile Muharrem’e yönelik eylemlerinin ayrılmak suretiyle Ayhan’a yönelik eylemden beraat, Muharrem’e yönelik eylemden mahkumiyet kararı verildiği, bu hususun hatadan kaynaklanıp, Dairemizce bu hatanın duruşma açılmak suretiyle giderildiği, sanığın eyleminin bir bütünlük içerisinde değerlendirilmesi gerekip, ayrı ayrı uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince hatalı verilen Muharrem’e yönelik kesin nitelikteki TCK’nın 89. maddesinden mahkumiyet hükmünün de kaldırılmak suretiyle hüküm oluşturulması gerektiği, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının sübut bulduğu, bu suçtan cezalandırılması gerektiği, sanığın duruşmadaki davranışları sebebiyle cezasından TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim yoluna gidildiği,
Dairemizce de bu yönde tam bir vicdani kanaat hasıl olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tali kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, mahkemece tayin edilen ceza miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
Olay ve Olgular bölümünde belirtilen deliller ve incelenen dosya kapsamına göre, mahkemece eksik inceleme yapılmadığı anlaşıldığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Olay ve Olgular bölümünde belirtilen deliller ve incelenen dosya kapsamına göre, sanığın tali kusurlu olarak katılan …’in yaralanmasına neden olduğu anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Katılan … lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin sanık … Kepçeli ile katılan sanık …’den eşit olarak alınarak katılana verilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Taksirli suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı hususu dikkate alınarak, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, sanık müdafinin temyiz sebebi bu yönden yerinde görülmüştür.
4.Mahkemece sanığın suçun işlenmesiyle katılanların uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle gidermediği gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-3) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2017/3444 Esas 2018/2870 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında (4) numaralı bentte yer alan “eşit olarak” ibaresinin çıkarılarak yerine “sebebiyet verdikleri oranda” ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.