YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5956
KARAR NO : 2023/34
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci
fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası
gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.06.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve örgüt faaliyetleri çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan gözaltında ve tutuklu kaldığını ve yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiğini belirterek, haksız yere gözaltında ve tutuklu kalınan süre için 200.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 31.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, davacının talebini ispatlar belge sunmadığını belirtmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2018 tarihli ve 2017/445 Esas, 2018/112 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/2726 Esas, 2018/3218 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 23.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz taleplerinin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz sebepleri maddi tazminata yönelik itirazlarının değerlendirilmediğine, maddi tazminat bakımından bilirkişi raporu alınarak hesaplama yapılması gerektiğine ve manevi tazminatın bölge adliye mahkemesince eksiltilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz sebepleri davanın reddi gerektiğine, davacının maddi zararının ne olduğunun anlaşılamadığına ve manevi tazminat miktarının davacının kusuru ve koşulları gözetilerek belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 22.05.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 26.05.2008 tarihinde tutuklandığı, 3 yıl 14 gün tutuklu kaldığı, 09.06.2011 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yargılandığı … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, beraat kararının 21.02.2017 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 02.06.2017 tarihinde açıldığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yasal süre içerisinde tazminat davasının açıldığı ve 141 inci maddede belirtilen tazminat şartlarının oluştuğu kabul edilmiş, dosyada bulunan deliller dikkate alındığında, daha yüksek bir geliri olduğunu ispatlayamayan davacının, aylık gelirinin asgari ücret tutarında kabul edilmesi gerektiği gözetilerek maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 24.760,00 TL maddi ve davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu ile üzerine atılı suç vasfı ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağına dair Yargıtay kararları da dikkate alınarak 100.000,00 TL manevi tazminatın dava dilekçesindeki talep uyarınca 22.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 20.712,54 TL’ye ve manevi tazminat miktarının 60.000,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 Esas – 2016/394 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 22.05.2008 – 09.06.2011 tarihleri arasında 1113 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.02.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1. Geliri ve kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1. Tazminata esas ceza davasına konu beraat hükmünün 21.02.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “20.470,04” TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde “20.712,54” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp belirlendiği ancak mahkemece eksik manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.2) ve (B.2) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/2726 Esas, 2018/3218 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, … 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.