Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/5958 E. 2023/35 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5958
KARAR NO : 2023/35
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan gözaltında ve tutuklulukta kaldığını, bu süreçte çalışmadığından gelir kaybının olduğunu, yargılama nedeniyle avukat hizmeti aldığını ve ailesinin seyahat masraflarının oluştuğunu ve isnat edilen suç nedeniyle manevi zarara uğradığını beyan ederek 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili 20.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığı, mahkemenin yetkili olup olmadığı, davacı vekilinin tazminat davası açma yetkisinin olup olmadığı, ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği hususlarının araştırılması gerektiğini. maddi ve manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, daha sonra esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2018/156 Esas, 2018/485 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/217 Esas, 9 2018/2610 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 23.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri, tazminat miktarlarının eksik olduğuna, maddi tazminat bakımından aldırılan raporu düzenleyen bilirkişinin uzman olmaması nedeniyle tekrar rapor aldırılması gerektiğine, davacının avukat masraflarının ve ailesinin seyahat giderlerinin tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/422 esas sayılı dosyasına konu eylem nedeniyle 03.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 09.09.2016 tarihinde tutuklandığı, 05.10.2016 tarihinde tahliye edildiği ve bahse konu ceza dosyasında 28.11.2017 tarihinde davacı hakkında beraat kararı verildiği, kararın 13.12.2017 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 13.02.2018 tarihinde açıldığı, gözaltında ve tutuklu kalınan sürenin mahsup edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamadığı ve davacının mükerrer nitelikte açmış olduğu başkaca tazminat davasının bulunmadığı kabulü ile;
Maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından davacının … Ortadoğu Lojistik Otomotiv Turizm Gıda Tekstil İthalat İhracat isimli şirketin maliki olduğu belirtilerek dosyaya mizan bilgileri sunmuş ise de, yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında davacının, oğluna ait şirkette çalıştığının tespit edilmesi ve mahkemenin 07.06.2018 tarihli celsesinde davacının alınan beyanında, adına kayıtlı bir şirket olmadığını ve oğluna ait şirketin işlerini takip ettiğini belirtmesi nedeniyle asgari ücret üzerinden belirlenen 1.387,84 TL maddi tazminata hükmedilmiş,
Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, yakalanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta geçen süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktarın tayin ve tespiti gerekeceği kabulü ile gözaltı süresi, davacının sosyal ve ekonomik durumu, duymuş olduğu acı, manevi elem, üzüntü gibi hususlar ve zenginleşme yasağı da dikkate alınarak 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş,
Dava dilekçesindeki talep uyarınca her iki tazminatın da gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/422 Esas – 2017/424 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan 03.09.2016 – 05.10.2016 tarihleri arasında 32 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat kararının 21.02.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarının doğru olduğu anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının ailesinin cezaevine yaptığı seyahatlerin giderlerinin tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, ayrıca tazminata esas ceza davası kapsamında davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinden doğan avukatlık ücretinin serbest piyasa koşullarında belirlendiği, bu miktarın her vekalet ilişkisinde farklı belirlenebileceği, kaldı ki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen maktu vekalet ücretinin de ceza davası kapsamında ödenmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının ceza davası kapsamında ödediği avukatlık ücretin tazminat kapsamına dahil edilemeyecek olup, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/217 Esas, 9 2018/2610 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,