YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5989
KARAR NO : 2023/306
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 23.10.2012 tarihinde tutuklandığını, 06.02.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedildiğini, davacı hakkında hükmedilen cezadan fazla tutuklama tedbiri uygulandığını, davacının tutuklanmadan önce CC Gayrimenkul Limited Şirketi bünyesinde yetkili olarak görev yaptığı, 8.000,00 TL aylık kazancı ve kar oranına göre prim aldığı, yıllık toplam gelirinin 150.000,00 TL olduğu ve davacının manevi zarara uğradığı belirtilmiş, tüm bu nedenlerle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiştir.
2. Davalı vekili 02.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davada 5271 sayılı Kanun’da yer alan koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maddi tazminata konu kaybı belgelendirmesi gerektiği, makul bir manevi tazminat belirlenmesi gerektiğini ve davanın süresinde açılmadığından reddine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2017 tarihli ve 2017/519 Esas, 2018/369 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/3728 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 27.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile tazminata esas ceza davasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına gerekçeli kararın tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, tebliğ edilmemiş ise tebliği sağlanarak kararın temyiz edilmesi halinde temyiz sonucunun beklenmesi gerektiği, dava şartlarının oluşup oluşmadığının bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmekte iken eksik kovuşturma ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat hesabının hatalı yapıldığına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat talebinin 5271 sayılı Kanun’un 141 ve devamı maddelerinde belirtilen koşullara uymadığından davanın reddi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğuna ve davacının işinin niteliği, gelir durumu ve tutuklama nedeniyle uğradığı gelir kaybı gibi hususların araştırılarak tazminat miktarının hesaplanması gerekirken eksik araştırma ile tazminata hükmedildiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının çocuğun cinsel istismarı suçundan 23.10.2012-24.02.1014 ve 10.03.2014- 06.02.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, bu suçtan … Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/471 Esas 2017/264 Karar sayılı dosyasında yargılandığı, yargılama sonucunda 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildiği ve bu kararın 06.12.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, davacının bu dava nedeni ile başka bir mahkemede tazminat davası açmadığı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsubuna karar verilmediği, davacının 29.11.2010 tarihinden itibaren CC Gayrimenkul Ltd. Şti nin genel müdürü olarak görev aldığı ve net maaşının 3.500,00 TL olduğunun bildirildiği tespit edilmiştir.
Davacının sonucunda 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı yargılama nedeni ile 1555 gün tutuklu kaldığından tutuklama işlemlerinin haksız işlem olduğu, davacının tutuklulukta geçirdiği günlerden yargılama neticesinde aldığı 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının mahsubu ile kalan 1113 günlük tutuklulukta geçen süre için davacının celbini talep ettiği maaş bordrosunda belirtilen ücrete göre yapılan hesaplama ile düzenlenen bilirkişi raporu ile bu döneme ilişkin kazanç kaybının tespit edildiği, buna göre 129.853,17 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
Davacının tutuklulukta geçirdiği süre, kişi üzerinde oluşturacağı manevi baskı, kişinin içsel dünyasındaki yansıması, haksız işlem nedeni ile toplum içerisinde düştüğü durum, duyduğu elem ve ıstırabın derecesi, davacının ekonomik ve sosyal durumu ve sosyal çevresi bilirkişi raporu ile belirlenen tutuklu kaldığı dönemde çalışamamaktan kaynaklı kazanç kaybı miktarı göz önüne alınarak, manevi tazminat isteminin hakkaniyet ve nesafete ölçüsünde, haksız zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek biçimde verilmesi değer ve kriterleri gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 260.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 75.000,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/471 Esas – 2017/264 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocukların cinsel istismarı suçundan 23.10.2012-24.02.2014 tarihleri arasında 489 gün ve 10.03.2014- 06.02.2017 tarihleri arasında 1064 gün olmak üzere toplam 1553 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda dava konusu eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki kapsamında olduğunun kabulü ile davacı hakkında 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedildiği, mahkumiyet hükmünün 06.12.2017 tarihinde kesinleştiği, davacının tutuklu kaldığı sürenin hakkında verilen mahkumiyet hükmünden 1111 gün fazla olduğu, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1. Davacının tazminata esas ceza dosyasındaki tutukluluğuna ilişkin infazının 24.02.2014 tarihinde durduğu, 10.03.2014 tarihinde ise yeniden infazına başlandığı görülmekle, davacı hakkında 23.10.2012 – 24.02.2014 tarihleri arasındaki 489 günden hükmedilen 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası mahsup edildikten sonra kalan 47 gün için ve 10.03.2014 – 06.02.2017 tarihleri arasında 1064 gün için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminata hükmedilerek, faizin infaz başlangıç tarihlerine göre ayrı ayrı işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Maddi tazminatın, … ve Yapıkredi Bankasına yazılan müzekkere cevaplarının ekinde yer alan CC Gayrimenkul Limited Şirketi tarafından 04.05.2011 tarihinde bankalara sunulan ve davacının 29.11.2010 tarihinden itibaren şirket bünyesinde genel müdür olarak çalışması nedeniyle 3.500,00 TL maaş aldığına dair maaş bildirimi esas alınarak hesaplandığı, tutuklama tarihi itibari ile davacının mevcut işte çalıştığına dair ya da tutuklu kaldığı dönemde maaş almaya devam edip etmediğine dair bir tespitin yapılamadığı, bu kapsamda davacının asgari ücreti aşan bir geliri olduğuna dair herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı görülmüş olup, davacı lehine tutuklulukta kaldığı süre için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, 23.10.2012 – 24.02.2014 tarihleri arasındaki 489 günden 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası mahsup edildikten sonra kalan 47 gün için 1.349,90 TL ve 10.03.2014 – 06.02.2017 tarihleri arasındaki 1064 gün için 37.448,89 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine yanlış bilirkişi raporu esas alınarak fazla maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/3728 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.