Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6038 E. 2022/10626 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6038
KARAR NO : 2022/10626
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Dava Tarihi : 24/03/2017
Hüküm : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz Edenler : Davacılar vekili, davalı vekili

Davacının Mühendis’in tazminat talebinin kısmen kabulüne, diğer davacıların tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 02.07.2018 tarihli, 2018/1426 Esas, 2018/2076 Karar sayılı” düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ” ilişkin karar davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Davacı … hakkında kurulan hükme yönelik davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 47.530 TL olduğu ve tehdit ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan davacının 07.04.2015 – 27.06.2016 arasında 477 gün tutuklu kalan davacının 65.500,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 500,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminatın 20.000,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle toplam 20.500,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK’nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/286 Esas – 2017/19 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tehdit ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan ceza alıp usulsüz kesinleşme nedeniyle 07.04.2015 – 27.06.2016 arasında 477 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.03.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmakla;
Davacının 500,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden, 65.000,00 TL tazminata esas dosyada ödediği vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece vekalet ücreti zararının reddine, 500,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda manevi tazminatın 20.000,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 02.07.2018 tarihli, 2018/1426 Esas, 2018/2076 Karar sayılı “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA;
B) Davacılar …, …, … hakkında kurulan hükme yönelik davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Davacı …’ın 100.000,00 TL manevi, davacılar …, …’ın 75.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davanın CMK 141 maddesi gereğince yasal şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddine hükmedilmesi üzerine davacılar vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda davalı lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğinden bu kısmın çıkartılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacıların davasının tamamen reddedilmesi karşısında, her bir davacı açısından ayrı ayrı davalı lehine lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmolunmaması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 02.07.2018 tarihli, 2018/1426 Esas, 2018/2076 Karar sayılı “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA;bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE; 26.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.