Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6057 E. 2023/1910 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6057
KARAR NO : 2023/1910
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.03.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla hakkında … 2017/7049 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını 19.01.2017 tarihinde gözaltına alınıp, 30.01.2017 tarihinde serbest bırakıldığını, … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/152 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada sonunda hakkında beraat kararı verildiğini, kararın 24.01.2018 tarihinde kesinleştiğini belirterek polis meslek okulunda öğrenci olan davacının söz konusu soruşturma sebebiyle okuldan atılmasından dolayı ödediği tazminat, ceza davasında ödediği avukatlık ücreti ve polis olamaması sebebiyle ortaya çıkan kazanç kaybına esas olmak üzere 25.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 28.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiğini, zararı ispata yarar belge sunulmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve tazminat koşullarının oluşmadığını öne sürerek davanın reddini talep etmiştir.

3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2018/67 Esas, 2018/159 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.09.2018 tarihli ve 2018/2067 Esas, 2018/2303 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2021 tarih 2018/94100 sayılı tebliğnamesi ile tazminat miktarının artırılmasına duruşma açılmadan karar verilmesinin 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesine aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, polis meslek okulundan atılması nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı tazminatın, ceza davasında ödenen avukatlık ücretinin de maddi tazminat kapsamına alınması gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde “…davacının göz altına alınmadan önce öğrenci olduğu ve bu nedenle sabit bir geliri olmadığı anlaşıldığından 11 gün gözaltında kaldığı günler bakımından asgari ücret baz alınarak hesaplama yapmak gerekmiştir. Davacının toplamda 11 … günü çalışamayacağının kabulü gerektiğinden, bu tarihler arasında asgari ücretin aylık net 1,404,06 TL olduğu buna göre gözaltı ve tutuklama işlemleri nedeniyle toplam 11 … günü çalışamayan davacının maddi zararı 1,404,06/30*11=514,82 TL olarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamada kullanılan aylık net asgari ücret, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ait resmi internet sitesinden temin edilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma Genel Müdürlüğü’nün yıllar itibariyle net asgari ücretler tablosuna bakılarak belirlenmiştir. Davacının ilgili mahkeme dosyasında avukatına 10.000 tl vekalet ücret ödemesi nedeni ile oluşan zararını da talep etmiş ise de, …. serbest meslek makbuzunun karar tarihinden sonra düzenlenmesi halinde bunun maddi tazminat hesabında değerlendirilmeyeceği anlaşıldığından söz konusu talep bakımından da red kararı vermek gerekmiştir. Bunun dışında her ne kadar davacı tarafından okulun bitirilmesi halinde yoksun kalınan maaşın da kendisine verilmesi talep edilmiş ise de muhtemel gelirlerin maddi tazminat hesabında göz önüne alınamayacağına karar verilmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için Yasanın aradığı tüm koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından; davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutuklanmasına neden olan olayın oluş şekli, 19/01/2017 – 30/01/2017 tarihleri arasında göz altında geçirdiği 11 günlük süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olan 1.500,00 TL manevi tazminata karar verilmiş..” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının serbest meslek makbuzu ile ödediğini ispatladığı 5.000,00 TL’den davacıya ceza davasında ödenen 4.360,00 TL vekalet ücretinin çıkarılmasıyla ortaya çıkan eksik vekalet ücreti olan 640,00 TL’nin de maddi tazminat kapsamına dahil edilerek maddi tazminat miktarının 1.154,82 TL’ye yükseltilerek istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/152-2018/25 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.01.2017-30.01.2017 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 24.01.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

1.Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Davacının polis meslek okulundan atılması nedeniyle ödemek zorunda kaldığı tazminatın koruma tedbirinden kaynaklanan doğrudan zarar niteliğinden olmadığı anlaşıldığından tazminat miktarının da maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.

Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davası dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiş, davacının avukatına ödediği ceza davasında ödenen maktu vekalet ücretini aşan miktarın maddi tazminata dahil edilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

4.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.09.2018 tarihli ve 2018/2067 Esas, 2018/2303 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.