Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6060 E. 2023/2361 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6060
KARAR NO : 2023/2361
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Alman vatandaşı olduğunu, siyaset bilimi alanında eğitimini tamamladığını, İnsan Hakları Ortak Platformu tarafından düzenlenen “Bilişim teknolojileri üzerinde kapasite geliştirme”adlı toplantıya davet edildiğini, Büyükada Turistik otel … toplantılar devam ederken 05/07/2017 tarihinde saat 09.30 sıralarında gözaltına alındığını, 18.07.2017 tarihinde İstanbul 10.Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/312 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, yargılamanın halen İstanbul 35.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, 25/10/2017 tarihinde tahliye edildiğini, gözaltına alınırken usulüne uygun doktor muayenesinin yapılmadığını, Türkçe bilmeyen müvekkiline tercüman sağlanmadığını, usulünce avukatıyla görüştürülmediğini, gizlilik kararı nedeniyle dosyadaki bilgi ve belgelere erişiminin engellendiğini, bu sebeplerle adil yargılanma hakkının çiğnendiğini belirterek, haksız ve usulsüz gözaltı, tutuklama işlemlerine maruz kalması nedeni ile CMK’nın 141. maddesi uyarınca 53.496,8632 EURO karşılığında 248.113,00 TL maddi tazminat, 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek, bu tazminata gözaltına alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 08.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/44 Esas, 2018/66 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/3588 Esas, 2018/3010 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacı vekilleri, müvekkili davacı sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanunundaki koruma tedbirlerinin hukuka aykırı olarak uygulandığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlarsa da; davacı hakkındaki ceza yargılaması devam ettiğinden CMK 142/1. maddesi gereğince tazminat davasının yersiz açıldığı, mahkememizin davacı sanık hakkındaki ceza kovuşturması devam ederken adeta paralel yargılama yaparak ceza muhakemesi işlemleriyle ilgili denetimde bulunarak hüküm veremeyeceği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince hükmedilen vekâlet ücretinin 845,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/99344 soruşturma sayılı ve İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 Esas sayılı ceza dosyalarında davacının silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 05.07.2017-25.10.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, hüküm tarihi itibarı ile yargılamanın devam ettiği, davacının 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentleri uyarınca tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, reddedilen miktar üzerinden ilk derece mahkemesince hükmedilen vekâlet ücretinde isabetsizlik bulunmamasına rağmen bölge adliye mahkemesince vekâlet ücretinin 845,00 TL’ye düşürülmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun
devamına karar verilen,

b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,

c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği
yerine getirilmeden tutuklanan,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

Davacının 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentleri uyarınca tazminat talebinde bulunduğu anlaşıldığından tazminata konu dosyanın kesinleşmesine gerek olmadığı anlaşılmıştır.

Tazminata dayanak olan ceza dosyası incelendiğinde, davacının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/99344 soruşturma sayılı dosyasında 05.07.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 10.07.2017 tarihinde 7 gün süreyle gözaltı süresinin uzatılmasına dair karar verildiği, 18.07.2017 tarihinde müdafii huzurunda savunması alınmak suretiyle tutuklandığı, 25.10.2017 tarihinde serbest bırakıldığı ve bu şekilde yapılan usuli işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, davacının iddia ettiği işlemlerin somut delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/3588 Esas, 2018/3010 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.