Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6062 E. 2023/2355 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6062
KARAR NO : 2023/2355
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.01.2010 tarih ve 2009/1016 sayılı gözaltına alma kararı ve yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.01.2010 tarih ve 2009/1016 sayılı gözaltına alma kararı ile 22.01.2010 – 25.01.2010 tarihleri arasında gözaltında kaldığı 25.01.2010 tarihinde ifadesi alınarak serbest bırakıldığı ve Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarih 2015/264 Esas ve 2015/417 karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, verilen kararın 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, CMK’nın 141-e maddesi gereğince müvekkili hakkında kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra beraat kararı verilmesi nedeniyle, 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 22.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2017 tarihli ve 2017/132 Esas, 2017/145 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2017/2762 Esas, 2018/1223 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2010 tarih ve 2009/1016 sayılı gözaltına alma kararı ve yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2010 tarih ve 2009/1016 sayılı gözaltına alma kararı ile 22.01.2010 – 25.01.2010 tarihleri arasında gözaltında kaldığı 25.01.2010 tarihinde ifadesi alınarak serbest bırakıldığı, Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 02.02.2017 tarih 2015/264 Esas ve 2015/417 karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, verilen kararın 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, 22.01.2010-25.01.2010 tarihleri arasında fiilen gözaltında kaldığı ve gözaltı kararının infaz edildiği, davacının Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılanması neticesinde hakkında beraat kararı verildiği ve kararın 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, hükmün kesinleştiğinin tebliğine dair bir belge bulunmadığı ve davacı vekilince 05.05.2017 tarihinde kamu davası açılması karşısında açılan davanın süresinde olduğu, yine davacı asilin avukatı tarafından açılan iş bu davaya muvafakat verdiği, davacının yerleşim yerinin Muş ili olduğu, davanın yetkili mahkemede açıldığı ve UYAP’tan yapılan kontrolde koruma tedbiri nedeniyle mükerrer açılan davanın olmadığı tespit edilmiştir.

Davacının talep ettiği manevi tazminata ilişkin olarak davacının gözaltı süresi, sosyal ekonomik durumu, kişiliği, daha önceki sabıkasız geçmişi, davacı hakkında atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş olması, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tazminat davasının kesinleşeceği süreye kadar davacının elde edeceği parasal değer ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde 300,00 TL manevi tazminatın, talep doğrultusunda haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının 150,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/264 Esas, 2015/417 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.01.2010-25.01.2010 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine 15.12.2015 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası, 5271 sayılı Kanunun 141 inci ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve 5271 sayılı Kanunda düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir. Nitekim 6100 sayılı Kanunun “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353/1-b-2 maddesine göre de; davanın esası ile ilgili olarak “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duymadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.”

Bu itibarla tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2017/2762 Esas, 2018/1223 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.