YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6154
KARAR NO : 2023/391
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.06.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının örgüt üyeliği isnadıyla 29.07.2015 tarihinde gözaltına alındığını, 01.08.2015 tarihinde tutuklandığını, 18.02.2016 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiğini, tutuklanmadan önce Marsu Müdürlüğünde
sözleşmeli personel olarak çalıştığını ve tutuklama nedeniyle işsiz kaldığını, haksız tutuklama nedeniyle ayrıca manevi olarak zarar gördüğünü, bu nedenle 40.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 80.000,00 TL tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … hazinesinden alınarak ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2016 tarihli ve 2016/221 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.03.2017 tarihli ve 2017/669 Esas, 2017/896 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkerelerin temini ile tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmediği, davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılmadığı, mükerrer dava olup olmadığının tespit edilmediği ve hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçeleriyle temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulmasının talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi ve manevi tazminat miktarlarının hesap usulünde hataya düşüldüğüne ve davacının tutuklanmadan önce 2.800,00 TL maaş ile çalıştığı gözetilmeksizin eksik maddi tazminat hesaplandığına yöneliktir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacı …’ın … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 29.07.2015 tarihinde gözaltına alındığı, 01.08.2015 tarihinde tutuklandığı, 22.01.2016 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yargılama sonunda … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarih ve 2015/673 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararı ile davacının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 24.05.2016 tarihinde kesinleştiği, davacının 177 gün tutuklu kaldığı, tutuklanmadan önce .Müdürlüğünde çalıştığı için almış olduğu ücret dikkate alınarak 30.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek 7.682,49 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacının üzerine atılı suçun niteliği, sosyal, kültürel ve ekonomik durumu, duyduğu üzüntü, acı ile cezaevinde haksız olarak tutuklu kaldığı süre ve manevi tazminatın bir zenginleşme sebebi olmaması ilkesi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer de gözönüne alınarak manevi tazminatın kısmen kabulü ile 7.700,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya
verilmesine hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/673 Esas, 2016/116 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 29.07.2015 – 22.01.2016 tarihleri arasında 177 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.05.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2. Tutuklama ve tahliye müzekkereleri ile tevkife ait infaz bilgilerinin dosya içerisinde mevcut olduğu, davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir mahkumiyetinden mahsup edilmediğinin tespit edildiği ve mükerrer dava olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla tebliğnamede bu hususlarda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
3. Davacının gözaltı ve tutuklama öncesi 2.800,00 TL maaşla çalıştığı ve maddi tazminat hesabının bu miktar üzerinden yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen davacıya ait hizmet dökümünde tutuklama öncesindeki son kazanç değeri olan 1.608,85 TL esas alınarak hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin bu husustaki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
4. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.03.2017 tarihli ve 2017/669 Esas, 2017/896 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,