Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6156 E. 2023/390 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6156
KARAR NO : 2023/390
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 28.06.2021 tarihinde tebliği üzerine 01.07.2021 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 15.05.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 04.03.2015 tarihinde tutuklandığını, 15.05.2015 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, beraat kararının 30.11.2015 tarihinde kesinleştiğini, davacının tutuklanmadan önce kendi işyerinde kadın kuaförü olarak çalıştığını, aylık 5.000,00 TL geliri olduğunu, ceza davasında hukuki yardım alması nedeniyle 20.000,00 TL avukatlık ücreti borcu altına girdiğini, haksız suç isnadı nedeniyle kendisi ve ailesinin manevi olarak yıprandığını, tüm bu nedenlerle 32.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 19.02.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava koşulları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın yüksek olduğunu, maddi tazminat talebine konu masrafların belgelendirilmediğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun taraflarına bildirilmesi gerektiğini, davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mükerrer dava açılıp açılmadığının ve tutuklu kalınan sürenin başka bir mahkumiyetten mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belitmiştir.

3. … Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2016 tarihli ve 2016/81 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2017/541 Esas, 2017/797 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz taleplerinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ve davacı tarafından ceza davasında avukat tutulması nedeniyle doğan avukatlık ücretinin tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine yöneliktir.

2. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın yetkili mahkemede ve süresinde açılmadığına, davacının tazminat isteminin haksız olduğuna, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yüksek olduğuna, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının … Anadolu 1. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin 2015/143 Esas, 396 Karar sayılı dosyasında yargılandığı, yargılama sonucunda beraatine karar verildiği ve beraat kararının 03.11.2015 tarihinde kesinleştiği, yargılama sırasında 04.03.2015 ile 15.05.2015 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve beraat ettiği dava nedeni ile başka bir mahkemede tazminat davası açmadığı, davanın süresinde olduğu, davacının tutuklu kaldığı olaya ilişkin yargılama sonucu beraat ettiği ve eylemi ile söz konusu olaya sebebiyet vermediği, tutuklama işleminin uygulanmasına kendi kusuru ile sebebiyet vermediği meydana gelen sonuç itibariyle 73 gün haksız tutuklulukta kaldığı, bu nedenle kazancına dair belge sunamayan davacı lehine 16 yaşından büyükler için öngörülen brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan 2.924,00 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve davacının tutuklulukta geçirdiği süre, kişi üzerinde oluşturacağı manevi baskı, kişinin içsel dünyasındaki yansıması, haksız işlem nedeni ile toplum içerisinde düştüğü durum, duyduğu elem ve ıstırabın derecesi, davacının ekonomik ve sosyal durumu ve sosyal çevresi göz önüne alınarak, hakkaniyet ve nesafete ölçüsünde, haksız zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek biçimde 3.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/143 Esas, 2015/396 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 04.03.2015 – 15.05.2015 tarihleri arasında 72 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.11.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre tazminata esas ceza davası kapsamında davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinden doğan avukatlık ücretinin serbest piyasa koşullarında belirlendiği, bu miktarın her vekalet ilişkisinde farklı belirlenebileceği, kaldı ki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen maktu vekalet ücretinin de ceza davası kapsamında ödenmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının ceza davası kapsamında ödediği avukatlık ücreti maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinden, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1.Tazminata esas ceza davasına konu beraat hükmünün 21.02.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “2.234,91” TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde “2.924,00” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin manevi tazminatın yüksek olduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesinde hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.2) ve (B.2) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2017/541 Esas, 2017/797 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.