Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6230 E. 2023/122 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6230
KARAR NO : 2023/122
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 28.05.2017

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 28.05.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu isnadı ile 17.06.2016 tarihinden 23.09.2016 tarihine kadar tutuklu kaldığı, 23.02.2017 tarihli duruşmada beraatine karar verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 30.000,00 TL maddi ve 40.000,00TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 05.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında başkaca dosya bulunup bulunmadığı hususunda derdestlik araştırılması yapılması gerektiği, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiği, davacı yönünden haksız tutuklama nedeniyle tazminat hakkı doğup doğmadığı, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin başka bir hükümlülüğünden indirilip indirilmediği ya da adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olup olmadığı incelenmeli ve bu halde 5271 sayılı kanunun 144. Maddesi gereğince tazminat istemeyecek kişilerden olması halinde davanın reddine karar verilmesini gerektiği, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarları fahiş olduğunu öne sürmüştür.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2017/28 Esas, 2017/51 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 27.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat eksik olduğundan bozulması hususu talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğuna ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna, haksız tutuklama nedeni ile çocuklarının hastane masraflarının ödeyemediğinden bu durumun tazminat olarak ödenmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/200 Esas – 2017/34 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 17.06.2016 – 23.09.2016 arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.03.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının tutuklandığı tarihte çatı ustası olduğundan maddi tazminatın buna göre hesaplanmasını talep ettiği, ancak davacının geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemediğinden davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak net asgari ücret miktarları üzerinden 4.250,26 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusu üzerine, davacı hakkında hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ile benzeri hususlarda gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği, mahkemece de bu tespitlere yer verildiği halde, 98 gün süre ile tutuklu kalan davacı yararına bu ölçülere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, manevi tazminatın 6.500,00 TL olarak yazılması; değişen vekalet ücretinin de “1.290,03” ibaresinin yazılması suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/200 Esas – 2017/34 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 17.06.2016 – 23.09.2016 arasında 98 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.03.2017 tarihinde kesinleştiği, ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 9.250,26 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminatın 6.500,00 TL’ ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan ret kararı ile toplam 10.750,26 TL olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Maddi tazminat talebi yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 141 ve devamı maddelerinde tazminatın kapsamı belirlenmekle, dairemizin yerleşik uygulamaları kapsamında, davacının tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken kendisinin veya ailesinin … harcamaları veya gelir elde edememesinden dolayı … harcamaları yapamama giderlerinin CMK’nın 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Manevi Tazminat Talebi Yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.