Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6241 E. 2023/99 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6241
KARAR NO : 2023/99
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 17.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma suçundan yargılanmış, yargılama sonucunda 6 yıl 8 ay hapis cezası almış ve bu karar Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.04.2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Müvekkil karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile Dairenin ilgili kararı kaldırılmış ve hüküm bozulmuştur. Hükmün bozulması neticesinde müvekkil yeniden yargılanmış, mahkeme müvekkilin eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, zaman aşımının 8 yıl olduğu, suç tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşıldığından düşme kararı vermiştir. Müvekkilin yargılama aşamasında 04.07.2014 – 27.05.2016 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararının 04.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 16.02.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerekmektedir. Davacının tazminat isteme hakkı yoktur. Davacı kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olup tazminat talebinde bulunamaz. Davacının tutuklandığı tarih itibariyle aylık net gelirinin tespiti ile gerçek zararı hesaplanmalıdır. İstenilen manevi tazminat miktarı yüksektir. Davanın reddine karar verilmelidir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2017/28 Esas, 2017/71 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2017/3204 Esas, 2018/2753 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 23.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat davası açamayacak olanlar arasında zaman aşımı ile davanın düşmesi ibaresinin bulunmadığına, düşme kararı verilmiş olsa da müvekkilinin söz konusu isnattan dolayı ceza aldığına, mahkemenin oluşan zararı tespit ederek bu zararın tazminine karar vermesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/144 Esas 2016/191 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/17941 Esas sayılı 29.05.2007 tarihli iddianamesi ile geceleyin birden fazla kişi tarafından birlikte silahlı yağma suçundan davacı hakkında kamu davası açıldığı, suç tarihinin 21.05.2007 olduğu, … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2008 tarih, 2007/170 Esas 2008/551 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.04.2014 tarih, 2011/19296 Esas 2014/8171 Karar sayılı kararıyla kararın onandığı, sanık müdafiin iade-i muhakeme talebinde bulunduğu, talebin … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 12.08.2014 tarihli ek kararı ile reddine karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz yoluna gidildiği, itiraz üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31.03.2016 tarih, 2016/3282 Esas 2016/2533 Karar sayılı kararıyla dairenin 22.04.2014 tarih, 2011/19296 Esas 2014/8171 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve kararın bozulmasına karar verildiği, … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2016 tarih, 2016/144 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8 maddesi gereğince zaman aşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, kararın 15/11/2016 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili aracılığı ile verdiği ve duruşmaya gelerek tekrar ettiği dava dilekçesinde … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/144 Esas 2016/191 Karar sayılı dava dosyasında birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma suçundan yargılandığını, 1 yıl 10 ay 23 gün haksız yere tutuklu kaldığını, zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verdiğini belirterek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ve iddia makamı davanın reddini istemişlerdir. Davacının haksız tutuklama sebebiyle tazminata konu ettiği tutukluluk sürelerinin CMK’nun 141. Maddesi kapsamı dikkate alındığında; kamu davasının atılı suçtan beraat ile sonuçlanmamış olması karşısında tazminata konu edilemeyeceği anlaşıldığından davacının sübut bulmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2008 tarih, 2007/170 E., 2008/551 K. sayılı kararı ile davacının nitelikli yağma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.04.2014 tarih, 2011/19296 E., 2014/8171 K. sayılı kararı ile hükmün onanması üzerine 04.07.2014 tarihinde cezanın infazına başlandığı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin itiraz (karar düzeltme) yoluyla yeniden ele aldığı dosyada 31.03.2016 tarih, 2016/3282 E., 2016/2533 K. sayılı kararı ile Dairenin 22.04.2014 tarih, 2011/19296 E., 2014/8171 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine davacının 27.05.2016 tarihinde tahliye edildiği, … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2016 tarih, 2016/144 E., 2016/191 K. sayılı kararı ile davacının eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu, bu suç bakımından 5237 sayılı Kanun’da öngörülen zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğu, suç tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşılarak düşme kararı verildiği, düşme kararının 15.11.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören hususlar olduğu, belirtilen maddede, zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde, tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi dava zamanaşımı süresinin dolması halinde düşme kararı verilmesi durumunda, bu hususun, dosyanın tarafı olan sanığın eylemlerinden kaynaklanmaması halinde, haksız yere gözaltında veya tutuklu kalan taraf lehine uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarar için makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetildiğinde, tazminata esas ceza dosyası incelenip davanın zamanaşımına uğramasında davacının kusurunun bulunup bulunmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup, davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilir ise davacı lehine uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2017/3204 Esas, 2018/2753 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.