YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6377
KARAR NO : 2022/10719
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 24/04/2018 tarih, 2017/175-2018/81
sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik, mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında, TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 24/04/2018 tarih, 2017/175-2018/81 sayılı hükmüne yönelik, mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak, 20/02/2019 tarih ve 2018/2072-2019/531 sayılı karar ile sanığın yeniden mahkumiyetine ilişkin kurulan hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK’nın 179/3-2, 62/1, 51/1-8. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında, TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 15.02.2019-27.02.2019 tarihleri arasındaki yani, Anayasa Mahkemesinin 15.02.2019 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2018/71-118 sayılı iptal kararı ile CMK’nın 7165 sayılı Kanunla değişik 286 (2)-d maddesinin yürürlüğe girdiği tarihler arasında verilmiş olduğu ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas – 2018/113 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde; söz konusu mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesinin 2. fıkrasında sınırlı şekilde sayılan ”temyiz edilemez” nitelikteki kararlardan olmadığı ve … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi hükmünün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 179. maddesinin 2-3. fıkralarında düzenlenen ”trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçuna ilişkin olduğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK’nın 179. maddesinin 2. fıkrasında temel ceza miktarının ”üç aydan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ”01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ”…kovuşturma evresine geçilmiş…, …hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan ”…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyizi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 20/02/2019 tarih ve 2018/2072-2019/531 sayılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan, istinaf talebinin kabulüyle, yerel mahkeme kararının kaldırılmasından sonra sanığın yeniden mahkumiyetine dair verilen hükmünün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.