YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6386
KARAR NO : 2023/10
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.11.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından 26.03.2009-19.04.2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılamada beraat kararı verildiği, kararın 02.01.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltında ve tutuklu kalmasından dolayı 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 28.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığı, süresinde açılmadığı, davacının kendi kusuruyla tutuklanması sebebiyle Hazineye kusur izafe edilemeyeceği, faiz talep edilemeyeceği, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2017/500 Esas, 2018/13 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 31.593,9 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/1613 Esas, 2018/2307 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli, temyiz taleplerinin tamamının esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
1. Hükmedilen tazminat miktarının makul olmadığına,
2. Davacının tutuklanmasına idarenin sebep olmadığına,
3.Vesaire,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından 26.03.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 27.03.2009 tarihinde tutuklandığı, 19.04.2013 tarihinde tahliye edildiği, yargılama sonunda … 6. ACM’nin 23.12.2016 tarih 2016/49 esas 2016/394 karar sayılı ilamı ile atılı suçlardan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği, kararın 02.01.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin mahsuba konu edilmediği, tutukluluğun 27.03.2009 – 19.04.2013 tarihleri arasında infaz gördüğü, beraat kararının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belgeye rastlanılmadığı, davanın yetkili mahkemede süresinde açıldığı, davacı vekilinin davacının yakalandığı gün ve öncesinde sabit, düzenli bir işte çalışmadığını beyan edip, maddi tazminat miktarının net asgari ücret üzerinden hesaplanmasını talep etmesi, davacının gözaltında ve tutuklukta kaldığı sürelerde sabit düzenli bir gelirinin bulunduğunun tespit edilememesi sebebi ile davacının uğradığı maddi zarar gözaltında ve tutuklulukta kaldığı dönemdeki net asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 31.593,90 TL maddi tazminatın 26.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine; davacının üzerine atılı suçların niteliği, sosyo-kültürel durumu, uzun süren gözaltı/tutukluluk süresi gözetilerek hak ve nesafet kuralları çerçevesinde zenginleşmeye sebep olmayacak şekilde manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminatın 26.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacının gözaltında kaldığı döneme ait net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan hesaplama yapıldığında davacının maddi zararının 31.633,25 TL olmasına rağmen, hesap hatası yapılması suretiyle 31.593,9 TL olarak maddi tazminatın eksik belirlenmesi kanuna aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan hüküm kısmının birinci bendinde (…. 31.593,9 TL maddi tazminatın ….) şeklinde yer alan kısmın “…. 31.633,25 TL maddi tazminatın ….” şeklinde, düzeltilmesi,
Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı sürenin uzunluğu birlikte değerlendirildiğinde, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktarının belirlenmediği, manevi tazminat miktarının güncel koşullara göre fazla miktarda tespit edilmesi kanuna aykırı olup, davalı hazine vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hükmün ikinci bendinde yer alan (…. 70.000 TL manevi tazminatın …) “…. 60.000,00 TL manevi tazminatın…” şeklinde düzeltilerek istinaf başvurularının reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 Esas – 2016/394 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından 26.03.2009 – 19.04.2013 tarihleri arasında 1485 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 23.12.2016 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.01.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır
1.Davacının Tutuklanmasına İdarenin Sebep Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
…
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
…
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
…
Bu itibarla tazminat davasının Hazine ve … Bakanlığına karşı açılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Maddi Tazminat Yönünden
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulü gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/1613 Esas, 2018/2307 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.