YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6408
KARAR NO : 2023/19
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerine 24.04.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yoluyla temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 14.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2014 tarih, 2014/92 Esas, 2014/1324 Karar sayılı kararında dava konusu faturalı toplam 29.500 kg (33.800 lt) madeni yağın sanıklara iadesine, tasfiye edilmişse tasfiye bedelinin iadesine karar verilmesinin ardından 25.01.2018 tarihinde müvekkile 23.386,60 TL ödeme yapılmıştır. 18.01.2018 tarihli baz yağı fiyat listesine göre iadesi istenen 29.500 kg madeni yağın bedeli 157.887,00 TL’dir. Aradaki bedel farkı olan 134.500,00 TL’nin davalı … Kurumundan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili 01.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Aynı konu ve nedene dayalı açılmış başka bir dava olup olmadığının, davanın süresinde açılıp açılmadığının, davacının 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinde sayılan tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerekir. Dava dilekçesinde davalı … gösterilmiştir. Tarafımıza yöneltilmeyen husumetin mahkemece resen yöneltilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davacı tarafça talep edilen miktar zenginleşme doğuracak ölçüde fahiştir. Davanın tamamen veya kısmen reddi halinde tarafımıza vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/442 Esas, 2019/12 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/348 Esas, 2019/438 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 03.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddiyle hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz istemi
Mahkemenin davayı … Hazinesine tebliğ etmek suretiyle husumet yönelttiğine, davanın gerçek hasma yöneltilebilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kararın hukuka, dosya kapsamına ve usule aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Davalı vekilinin temyiz istemi
Katılma yoluyla temyiz talebinde bulunduğuna, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, davacıya ait nüfus ve adli sicil kayıtları ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın 5271 sayılı Kanun’un 141-144 üncü maddeleri uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde sayılı hallerde kişilerin, maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebilecekleri, aynı Yasanın 142 nci maddesinde de söz konusu istemin hangi mahkemeden, hangi süre içinde istenebileceği düzenlenmiş olup, yetkili ve görevli mahkemenin her türlü araştırmayı yaparak tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde tazminat miktarını hesaplayacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu hükümler çerçevesinde öncelikle davacı ve davalının taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hallerle sınırlı olmak üzere, koruma tedbirleri nedeni ile zarara uğrayan kişinin (davacı), Devleti temsilen … Hazinesi (davalı) aleyhine dava açması gerekir. Haksız işlemi yapan, ya da konu ile ilgisi olmayan kişi ya da kurumlar aleyhine husumet yöneltilemez.
Dava dilekçesi incelendiğinde; davacı … Uluslararası Nakliyat Akaryakıt Otomotiv Sanayi Ticaret A.Ş. vekilinin davalı olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu aleyhine haksız el koyma nedeniyle (koruma tedbirleri nedeniyle) maddi tazminat davası açtığı, adı geçen kurumun davalı sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/92 E., 2014/1324 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan yapılan yargılama sonunda “dava konusu faturalı toplam 29.500 kg (33.800 lt) madeni yağın sanıklara iadesine, tasfiye edilmişse tasfiye bedelinin iadesine” karar verildiği ve bu karara istinaden davacıya 23.386,60 TL ödeme yapıldığı, davacının dava konusu 29.500 kg madeni yağın bedelinin daha fazla olduğunu beyan ederek, aradaki farkın davalı … Kurumundan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin talepte bulunduğu ve davanın 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu anlaşılmıştır.
A. Davacı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 141/1. maddesi gereğince “suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler” hükmü gereğince davalının sadece Devlet olabileceği ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun davalı konumunda bulanamayacağı gerekçesi ile husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
B. Davalı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kendisi aleyhine açılmış bir dava bulunmayan … Hazinesi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/348 Esas, 2019/438 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.