Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6473 E. 2023/24 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6473
KARAR NO : 2023/24
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan beraatine karar verilen … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 karar, 21.10.2016 kesinleşme tarihli, 2014/100 Esas – 2016/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 13/06/2012 – 16/06/2012 tarihleri arasında gözaltında kalması, … 8. Ağır Mahkemesinin 12.06.2012 tarih ve 2012/1725 D…. sayılı arama kararı ile müvekkilin kayıtlı adreslerinde ve müştemilatları ile araçlarında gündüzleyin bir defaya mahsus arama yapılmasına karar verilmesine rağmen, müvekkilin … yerindeki çalışma odasında gece vakti ve ölçüsüz bir şekilde arama yapılması, birden çok elektronik cihazına koşulları oluşmadığı halde el konulması, müvekkil hakkında gözaltı kararı veren ve iddianame düzenleyen Cumhuriyet savcısı ve yakalama, arama, tutuklama kararları veren ve yargılama yapan hakimlerin FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanarak meslekten ihraç edilmeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğan sorumluluk hali ile müvekkil maddi ve manevi zarara uğramıştır. Müvekkilin ilgili davada yargılanması sebebiyle müdafine ödediği avukatlık ücreti, duruşmalara gidip gelmesi sebebiyle oluşan yol ve konaklama masrafı ve . Askeri Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığında yürütmekte olduğu görevinin yanı sıra yarı zamanlı olarak görev yaptığı özel hastanede gözaltında bulunduğu süre boyunca çalışamaması sebebiyle uğradığı zararın karşılığı olarak 47.612,00 TL maddi tazminatın, müvekkilin tüm bu hukuksuzlukların niteliği ve niceliği gözetilerek yaşadığı üzüntü, elem ve ızdırabın karşılığı olarak 2.000.000,00 TL manevi tazminatın 13.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 06.02.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davacının talebi 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin koşullarını taşımamaktadır. Dava süresinde açılmamış olup, dava açma ön koşullarını taşımadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı hakkında yapılan işlemler, işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan yasal hükümler çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Davacı hakkında aynı konuda başka dava açılıp açılmadığının araştırılması gerekir. Davacının sosyal ve ekonomik durum araştırılması yapılmasını, ilgili kuruma müzekkere yazılarak davacıya yapılan son maaş ödemesinin sorulmasını, davacının gözaltı süresince maaşından kesinti yapılmadığının ve eğer varsa eksik ödenen maaş ile özlük hakkına ilişkin taleplerinin bu davaya konu olmasının yasal olarak mümkün olmadığının göz önünde bulundurulmasını talep ederiz. Davacı özel hastanede yarı zamanlı çalışmasından kaynaklanan gelir kaybını, tazminat davasının dayanağını teşkil eden ceza davası kapsamında avukata yapmış olduğu ödemeyi ve yaptığı yol masraflarını tazminat olarak talep edemez. Davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarları fahiştir. Davacının gözaltı tarihinden itibaren talep ettiği faizin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Davacının iddiası doğrultusunda usulsüz bir işlem söz konusu ise bu işlemi gerçekleştiren kamu görevlisi ya da görevlilerinin tespiti ile birlikte yasanın amir hükmü gereği davanın kendilerime ihbar edilmesini talep ederiz. Davacının ihmali ve kusurlu hareketleri ile tazminat konusu işleme sebebiyet verip vermediği, sabıkasının olup olmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin başka bir hükümlülükten indirilip indirilmediği araştırılmalıdır. Belirtilen ve mahkeme tarafından resen görülecek nedenlerle haksız açılan davanın reddine, vekâlet ücreti ve mahkeme masrafının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/35 Esas, 2017/425 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/865 Esas, 2019/499 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 26.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası kapsamında davacı tarafından müdafie ödenen avukatlık ücreti, duruşmalara gidip gelmek için yapılan yol ve konaklama masrafları, davacının yarı zamanlı olarak görev yaptığı özel hastanede gözaltında kaldığı süre boyunca çalışamaması sebebiyle mahrum kaldığı gelir göz önünde bulundurularak davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat istemine ilişkin davanın açılış tarihi ve 5271 sayılı Kanun’un 142. maddesinde belirtilen süreler gözetildiğinde davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan soruşturma yapıldığı, … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 esas 2016/37 karar sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, 26/02/2016 tarihinde beraatine karar verildiği, verilen bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21/10/2016 tarih, 2016/6202 esas, 2016/5088 karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle kesinleştiği, davacı …’ın 13/06/2012 tarihinde gözaltına alındığı, 16/06/2012 tarihinde serbest bırakıldığı, haksız olarak gözaltında kalması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri uyarınca tazminata hükmedilmiştir.

Davacı vekili dilekçesinde her ne kadar müvekkilinin yargılandığı ceza dosyasında 40.000,00 TL vekâlet ücreti ödediğini, davayı takip için …’e gidip gelmesinden dolayı 2.500,00 TL harcadığını, özel bir hastanede yarı zamanlı çalışmasından dolayı 5.112,00 TL kaybı olduğunu, toplam 47.612,00 TL maddi zarara uğradığını beyan ederek bu hususa ilişkin maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacının davayı takip etmek için müdafiine ödeme yaptığına ilişkin serbest meslek makbuzunu ibraz edememesi, davayı takip için yapılan masrafların ve elde edilmesi muhtemel kazançların maddi hak kaybı olarak kabulü mümkün olmadığından davacı vekilinin maddi tazminata dair taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Davacının 2.000.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacının haksız olarak gözaltında kaldığı süre, duyduğu manevi ızdırap, sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın davacının haksız gözaltına alınma tarihi olan 13/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesine 694 sayılı KHK’nın 144 üncü maddesi ile eklenilen dokuzuncu fıkra hükmü gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 770,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2016/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 13/06/2012 – 16/06/2012 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21/10/2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden
İlk derece mahkemesinin; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğine, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığına, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğine; yine tazminat talebinin dayanağı olan ceza davasının takibi için davacının yapmış olduğu yol ve konaklama masrafları ile davacının yarı zamanlı olarak görev yaptığı özel hastane ile aralarında düzenlenen sözleşme uyarınca gözaltında kaldığı süre boyunca çalışamaması sebebiyle muhtemel zarar kapsamında kalan ücretin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

B. Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden
Davacının tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası kapsamında 13.06.2012 – 16.06.2012 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, kayıtlı adreslerinde ve müştemilatları ile araçlarında gündüzleyin bir defaya mahsus arama yapılmasına karar verilmesine rağmen, … yerindeki çalışma odasında gece vakti arama yapıldığı, olayın gerçekleşme şekli, davacının gözaltında kaldığı süre, duyduğu manevi ızdırap ve sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek takdir ettiği manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/865 Esas, 2019/499 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.