YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6509
KARAR NO : 2023/199
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 30.10.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan 18.06.2012 tarihinde gözaltına alındığı, 19.06.2012 tarihinde tutuklandığı, 11.01.2013 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 5.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili davalının da bulunduğu 09.10.2018 tarihli hüküm duruşmasında, maddi tazminatı bilirkişi tarafından tespit edilen 5.026,00 TL olarak ıslah etmiştir.
2. Davalı vekili 11.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın tazminat davalarında belirlenen 3 aylık hak düşürücü süreden sonra açıldığından reddi gerektiğini, davacının kendi kusurlu eylemleri ile tutuklamaya sebep olduğunu, davacının başkaca tazminat dosyası bulunup bulunmadığı hususunda derdest dosya araştırması yapılması gerektiğine, davacının zararını ispatlayacak belge sunmadığını, talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini öne sürmüştür.
3. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2017/375 Esas, 2018/363 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/4187 Esas, 2019/741 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/260 Esas – 2017/186 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan yargılandığı, 18.06.2012 – 11.03.2013 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.09.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek, davacının sosyal ekonomik durumu gereği 5.026,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/4187 Esas, 2019/741 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine; davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan nispi avukatlık ücretinin ödeneceği ancak ödenecek miktar tarifede Sulh Ceza Hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağına ilişkin düzenleme gereğince, vekalet ücretinin karar tarihine göre 1.804,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, olarak değiştirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/260 Esas – 2017/186 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan 22.11.2016 – 03.02.2017 tarihleri arasında 207 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.09.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
1. Hükmedilen vekalet ücreti yönünden
Ceza Muhakemeleri Kanununun 142 inci maddesinin 9 uncu maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz ” hükmü gereğince davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.804,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2) nolu bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/4187 Esas, 2019/741 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.