Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6517 E. 2023/3804 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6517
KARAR NO : 2023/3804
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3946 E., 2019/88 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 18.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan 18.07.2016-20.07.2016 tarihleri arasında gözaltında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 20.07.2016-12.06.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldıktan sonra Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan tahliye edilerek hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden bahisle manevi zararlarının tazmini için 750.000,00 TL manevi tazminatın 18.07.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 06.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde omadığını, davacının yargılamasının devam ettiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2017/457 Esas, 2018/33 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/3946 Esas, 2019/88 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2021 tarih, 2019/32119 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan gözaltına alındığını ve bu suçtan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine ve dolayısıyla tazminat koşullarının gerçekleştiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde “Davacının dava dilekçesinden,hazine vekilinin cevap dilekçesinden ve celp edilip incelenen mahkeme ilamlarından ve diğer belgelerden anlaşılacağı üzere; davacının 20/07/2016 tarihinde Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından yapılan sorgulaması sonucunda cebir, şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Öngördüğü Düzeni Ortadan Kaldırmaya veya Bu Düzen Yerine Başka Bir Düzen Getirmeye veya Bu düzenin Fiilen Uygulanmasını Önlemeye Teşebbüs (TCK 309/1. Maddesi) ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma (TCK 314/2 maddesi) suçlarından dolayı CMK’nun 100/1 ve 101. maddesi gereğince tutuklanmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonucunda İstanbul C.Başsavcılığının 12/06/2017 Tarih 2017/21749 soruşturma nosu ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden dolayı manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; Davacının dilekçesinde belirttiği gibi ve celp edilen evraklardan da anlaşıldığı üzere silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı davacı hakkında açılan davanın derdest olduğu başka bir izahat ile İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/60 Esas sayılı dosyasının İstinaf aşamasında olduğu anlaşılmakla aynı tutuklama müzekkeresi ile bir suçtan dolayı takipsizlik kararı verilmesi diğer suçtan dolayı ise yargılamanın devam etmesi karşısında koruma tedbirlerinden kaynaklanan tazminata hak kazanıldığından bahsedilemeyeceği davacının iddia ettiği gibi dava açma hakkının doğmadığı, derdest davanın davacı lehine sona ermesi halinde işbu hakkının doğacağı kanaatine varıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. ” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/21749 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında davacının 18.07.2016 tarihinde Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyetini Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından gözaltına alınıp 20.07.2016 tarihinde Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından tutuklandığı, yürütülen soruşturma sırasında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 12.06.2017 tarihinde tahliye edilerek davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/60-2018/119 sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği UYAP’tan yapılan kontrol sonucu anlaşılmıştır.

Yukarıda izah edildiği üzere davacının aynı soruşturma kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyetini Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından gözaltına alınmış ise de; değişen suç vasfı nedeniyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından tutuklanarak, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve açılan davanın henüz derdest olduğu; dolayısıyla tazminat isteme koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, açıklanan nedenle davacının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/3946 Esas, 2019/88 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.