YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6532
KARAR NO : 2023/408
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 15.07.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının hukuk fakültesinde öğrenci olduğunu, 30.01.1981 tarihinde gözaltına alınıp, 30.03.1981 tarihinde tutuklandığını, 06.11.1987 tarihinde tahliye edildiğini, uzun süren yargılama ve tutuklama nedeniyle eğitimini tamamlayamadığını, 34 yıl süren yargılama sonunda … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas sayılı kararıyla davada düşme kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, tutukluluğunun hukuka uygun kabul edilmesi halinde bile 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci bendinin (e) fıkrası gereği tazminata hak kazanacağını belirterek, 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız yakalama tarihinden işleyecek faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 31.08.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava açma süresinin geçtiğini, kanuni şartların gerçekleşmediğini, mükerrer dava olup olmadığı ile mahsup durumunun araştırılması gerektiğini, zararın ispatına yarar belge sunulmadığını ve davacının kendi kusurlu eylemiyle tutuklanmasına neden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3…. 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2016/355 Esas, 2018/10 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/2762 Esas, 2018/3342 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2021 tarihli 2019/33016 sayılı tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, davacının uzun süre tutuklu kalıp hakkındaki davanın düşürüldüğünden bahisle tazminata hak kazandığına ve eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna yöneliktir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı … (Beşkirli)’nin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas sayılı dosyasından yargılandığı, bu soruşturma ve kovuşturma kapsamında 30.01.1981 tarihinde gözaltına alındığı, 30.03.1981 tarihinde tutuklandığı, 06.11.1987 tarihinde tahliye edildiği, eylemlerinin 765 sayılı Tür Ceza Kanun’un (765 sayılı Kanun) 168 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve öngörülen cezanın yukarı haddi itibari ile tabii olduğu zamanaşımı süresinin aynı kanunun 102 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dolması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hakkındaki davanın düşürülmesine karar verildiği, davacı hakkında verilen düşme kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.01.2013 tarih, 2012/7907 Esas, 2013/128 Karar sayılı ilamı ile onandığı, 466 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin 1-6 ıncı fıkralarındaki hallerinin oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde, 466 sayılı Kanunda uzun süren yargılama nedeniyle tazminat istenebileceğinin düzenlenmemesi dolayısıyla hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 845,00 TL şeklinde değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393-2009/390 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının 30.01.1981-06.11.1987 tarihleri arasında 2471 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında 765 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan suçtan açılan kamu davasının aynı kanunun 102 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, diğer suçlardan ise; beraatine karar verildiği, düşme kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.01.2013 tarihli 2012/7907-2013/128 sayılı kararıyla onanmasına karar verildiği, davanın gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun hükümlerine tabii olduğu anlaşılmıştır.
466 sayılı Kanun’un birinci madddesinde tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığı; ancak uzun süren tutuklama veya yargılamaya ilişkin talebin söz konusu kanun kapsamında tazminat istenebilecek haller arasında düzenlenmediğinden bu konuda tazminat koşullarının oluşmadığında tereddüt bulunmamakla birlikte, söz konusu kanunun birinci maddesinin altıncı fıkrasındaki “…Kanuna dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraatlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen… kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödenir.” şeklindeki düzenlemeye göre somut olaya bakıldığında, davacı hakkında tazminata konu ceza davasında 765 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki suç hakkında zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine rağmen, davacının hakkındaki diğer suçlardan beraatine karar verildiği, davacının hangi suçtan beraatine karar verildiğinin, beraatine karar verilen suçtan tutuklanıp tutuklanmadığının anlaşılamadığı, bu sebeple öncelikle davacının hangi suçtan veya suçlardan gözaltına alınıp tutuklandığının tespit edilip, gözaltı, tutuklama ve tahliye evrakların Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınarak 466 sayılı Kanun’un birinci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde davacı tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/2762 Esas, 2018/3342 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.