YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6553
KARAR NO : 2023/409
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının kasten öldürme suçu nedeniyle 04.12.2015 tarihinde gözaltına alınıp, 05.12.2015 tarihinde tutuklandığını, 18.07.2016 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiğini belirterek, cezaevinde yaptığı masraflar nedeniyle 15.000,00 TL, tutuklandığı süre çalışamaması nedeniyle 15.000,0 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi, duyduğu elem ve ızdırap nedeniyle 40.000 TL manevi tazminatın 05.12.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 20.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı adına aynı konuya ilişkin açılmış mükerrer dava olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davanın üç aylık süre içerisinde açılmadığını, davacının kendi kusurlu eylemi ile tutuklanmasına sebep olduğunu, maddi zararın ispatlanmadığını, talep edilen tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacak düzeyde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3…. 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/459 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4…. Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/4544 Esas, 2019/1060 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2021 tarih, 2019/60091 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi tazminata esas ceza dava dosyasının istinaf incelemesini yapan … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından 19.02.2018 tarihli istinaf duruşmasına davet edilmeleri nedeniyle duruşmaya katıldıklarında katılan vekilinin temyiz talebinin yalnızca mahkumiyet alan sanıklar yönünden olduğunu bildirmesi nedeniyle davacı yönünden beraat hükmünün kesinleştiğini öğrenmeleri sebebiyle davanın süresinde olduğuna ve davacıya yapılan tebligatın usulsüz olduğuna yöneliktir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden üç ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, dava dosyası incelendiğinde tazminat davasına dayanak teşkil eden beraat hükmünün, davacı (sanık) müdafiinin yüzüne karşı 22.09.2017 tarihinde verildiği, davacı (sanık) yönünden 02.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının dayanağı olan … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararının içeriğinde 5271 Sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrası ve 232 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtildiği şekilde ayrıntılı olarak tazminat hakkının bulunduğunun başvuru mercinin ve süresinin hatırlatıldığı gerekçeli kararının ve kesinleşme şerhinin sanığa usulüne uygun olarak 23.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği, kesinleşme şerhinin tebliğine ilişkin tebligat parçası üzerinde kesinleşme şerhi ibaresinin el yazısı ile yazılmış olması sonradan eklendiği izlenimi verse de yüze karşı verilen beraat kararının beraat eden sanığa tebliğini gerektiren bir sebep bulunmadığından tebliğin kesinleşmeye ilişkin olduğu ve davanın kesinleşme şerhinin sanığa tebliğinden itibaren üç aylık süre içerisinde açılmayıp 18.04.2018 tarihinde açılması nedeniyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/168 Esas – 2017/247 sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 04.12.2015-18.07.2015 tarihleri arasında 227 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 02.10.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesine Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.” şeklindeki düzenlemeye göre davacının tazminat isteminde bulunabileceğine dair başvuru mercii, süresi ve yetkili mahkemeyi gösterir ihtarat içeren beraat hükmünün kesinleşme şerhiyle birlikte davacının kendisine tebliğe çıkarıldığı ve aynı konutta yaşadığını beyan eden kardeşine 23.11.2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tazminat davasının ise; 18.04.2018 tarihinde yasal 3 aylık dava açma süresinden sonra açıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, kesinleştirme şerhiyle gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmesi nedeniyle davacı vekilinin kararın kesinleştiğini diğer sanıklar yönünden yapılan istinaf incelemesi sırasında duruşmaya davet edildiklerinde öğrendiklerine ve tebligatın usulsüz olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/4544 Esas, 2019/1060 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.