YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6560
KARAR NO : 2023/23
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 06.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil terör örgütüne üye olmak ve terör örgütü adına eylem ve faaliyette bulunmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ceza dosyası kapsamında, ortada hiçbir makul ve geçerli delil yokken gerçek dışı bir ihbara dayanarak
06.10.2016 – 04.11.2016 tarihleri arasında gözaltında kalmıştır. Müvekkil büyük bir tüccar ve çiftçi olmanın yanında … Belediye Meclis Üyeliği ve … Birlik Spor Şube Menajerliği yapmaktadır. Gözaltında kaldığı süre boyunca çiftçilik görevini ifa edememiştir. Müvekkilin gözaltında kalması sebebiyle oluşan 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi zararının gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 02.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Dava usul ve yasallık açısından yerinde olmayıp haksızdır. Davanın yasal süresinde açılıp açılmadığının, dava açılan mahkemenin yetkili olup olmadığının tespiti ile davacının açılan davaya rızasının olup olmadığı, davacı vekilinin vekâletnamesinde tazminat davası açma yetkisinin bulunup bulunmadığının, aynı konu ve nedene dayalı açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığının, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşmeye neden olacak tazminat isteminin reddine karar verilmelidir. Davacının gözaltında kaldığı tarih itibariyle aylık net gelirinin tespiti ile gerçek zararı hesaplanmalıdır. Davacı kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olup tazminat talebinde bulunamaz. şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2017/334 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/2510 Esas, 2018/2936 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 03.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; birden fazla işte çalışmakta olan davacının maddi kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasına ve manevi tazminat miktarının azlığına ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının 06/10/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 04/11/2016 tarihinde salıverildiği, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararının kesinleştiği anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerindeki maddi tazminat koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Davacı asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemediğinden maddi tazminat miktarı asgari ücret üzerinden hesaplanmıştır.
Davacının 100.000,00 TL maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; dosyadaki bilirkişi raporu da dikkate alındığında, 1.257,44 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 06/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında geçirdiği süre gözetilmek suretiyle takdiren 2.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 06/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 845,00 TL vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/33477 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olmak ve terör örgütü adına eylem ve faaliyette bulunmak suçlarından 06.10.2016 – 04.11.2016 tarihleri arasında 29 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden
Davacının gözaltında kaldığı döneme ilişkin maddi kaybının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
B. Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden
Davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında geçirdiği süre gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/2510 Esas, 2018/2916 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.