YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6563
KARAR NO : 2023/478
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 04.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10.05.2016 tarihinde gözaltına alındığını ve tutuklandığını, 13.10.2016 tarihli duruşmada tahliyesine karar verildiğini, yargılama sonunda da … 4. Ağır Ceza Mahkemesince beraatine karar verildiğini, davacının tutuklanmadan önce uzun yol tır şöförlüğü yaptığını, haksız tutuklama nedeniyle işini yapamadığından dolayı maddi kazancından mahrum kaldığını, manevi olarak zarar gördüğünü, bu nedenle haksız yere tutuklu kaldığı süre için 22.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 122.000,00 TL tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Hazinesinden alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 20.03.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiği, faize hükmedilemeyeceği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2017/43 Esas, 2017/192 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2017/43 Esas, 2017/192 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.01.2018 tarihli ve 2017/4047 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararıyla; davacı ve vekili arasında vekâlet ilişkisinin devam ettiğinin anlaşılması karşısında, yargılamaya devam edilerek diğer yasal koşulların oluşması halinde maddi ve manevi tazminat talebi hakkında karar vermek gerekirken, dosyada yer alan delillerin eksik ve hatalı değerlendirilerek vekâletnamede özel yetki yokluğundan bahisle davanın reddine karar verildiğinden 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a.6) bendi uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarih ve 2017/43 esas 2017/192 sayılı kararınının kaldırılmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/31 Esas, 2018/68 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.756,98 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.09.2018 tarihli ve 2018/2291 Esas, 2018/2435 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarihli, temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı …’ın … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/21656 sayılı soruşturma dosyası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10.05.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve … 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.05.2016 tarih ve 2016/400 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, soruşturma sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2016 tarih ve 2016/7805 esas sayılı iddianamesi ile … Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı, davanın yargılaması sonunda … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2016 tarih ve 2016/251 Esas 2016/174 Karar sayılı kararı ile davacı …’ın kendisine isnat edilen suçtan dolayı beraatine ve hükümle birlikte tahliyesine karar verildiği, kararın davacı yönünden temyiz edilmeden 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmiş halinin davacı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, 04.01.2017 havale tarihli dilekçeyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının 3 aylık yasal süresi içerisinde olduğu, davacının tutuklanmasına ilişkin sorgu zaptındaki beyanına göre gözaltına alınıp tutuklanmadan önce şoförlük mesleğini icra ettiği ve aylık 1.300,00 TL gelire sahip olduğu, davacının beraat ettiği suçtan dolayı 156 gün tutuklu kaldığı, … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 13.10.2016 tarihli yazısına göre davacının tutuklu kaldığı sürenin kesintisiz şekilde infaz gördüğü, … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2017 tarihli cevabi yazılarında davacının davaya konu tutukluluk süresinin başka bir cezadan mahsup edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının bildirildiği, davacının tutuklanmadan önce şoför olarak çalıştığını bildirdiği halde yargılama aşamasında net gelirine ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, vekil tarafından sunulan belgelerin davacının çocuklarına ilişkin öğrenci belgesinden ibaret olduğu, serbest meslek makbuzunda gösterilen vekâlet ücretinin beraat kararı ile birlikte mahkemesi tarafından karara bağlandığı, bu surette davacının 156 gün süre ile tutuklu kaldığı için çalışamadığı günler için maddi tazminat hesaplaması yapılırken asgari ücret tarifesinin göz önünde bulundurulduğu, 14.08.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda davacı …’ın tutuklu kaldığı günler için 2016 Yılı asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada maddi zararının 6.756,98 TL olduğunun tespit edildiği, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek 6.756,98 TL maddi tazminatın hakkın doğum tarihi olan 10.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … hazinesinden alınarak davacı …’a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının üzerine atılı suçun niteliği, sosyal, kültürel ve ekonomik durumu, duyduğu üzüntü, acı ile cezaevinde haksız olarak tutuklu kaldığı süre ve manevi tazminatın bir zenginleşme sebebi olmaması ilkesi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer de gözönüne alınarak manevi tazminatın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın hakkın doğum tarihi olan 10.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … hazinesinden alınarak davacı …’a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, hükmedilen maddi tazminatın eksik belirlendiği gerekçesi ile maddi tazminatın 6.765,14 TL’ye çıkarılarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/251 Esas, 2016/174 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10.05.2016-13.10.2016 tarihleri arasında 156 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 13.10.2016 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.09.2018 tarihli ve 2018/2291 Esas, 2018/2435 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.