Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6569 E. 2023/203 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6569
KARAR NO : 2023/203
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 17.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma suçundan yargılanarak 6 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, kararın Yargıtay’ca onandığı,
itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtayca onama kararının kaldırılarak bozma kararı verildiği,
bozma üzerine yapılan yargılamada eylemin silahla tehdit olarak değerlendirildiği ve zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiği, davacının olay nedeniyle 04.07.2014- 27.05.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, haksız tutuklu kalması sebebiyle 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 03.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiği, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2017 tarihli ve 2017/21 Esas, 2017/148 Karar sayılı kararı ile davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2017/2395 Esas, 2018/1993 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri ilgili kanunda zamanaşımı dolayısıyla tazminat istenemeyeceğine dair bir düzenleme bulunmadığına, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının önce yağma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın Yargıtay 6. Ceza Dairesince onanarak 22.04.2014 tarihinde kesinleştiği, daha sonra karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine bu itirazın kabul edilerek belirtilen eksikliğin tamamlanması için kesinleşmiş kararın kaldırılarak anılan mahkemenin kararının bozulduğu, yeniden yapılan yargılama sonucu davacının eyleminin silahla tehdit suçu kapsamında kaldığı belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, davacının 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre tazminat isteyemeyeceği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/144 Esas – 2016/191 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli yağma suçundan yapılan yargılamasında 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın 22.04.2014 tarihinde onanarak kesinleştiği, 04.07.2014 –

27.05.2016 tarihleri arasında cezanın infazının yapıldığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine itirazın kabulü ile onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılamada eylemin silahla tehdit kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, düşme kararının 15.11.2016 tarihinde kesinleştiği, infaz tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tâbi olduğu anlaşılmıştır.
Kanunda Zamanaşımı Dolayısıyla Tazminat İstenemeyeceğine Dair Bir Düzenleme Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un “tazminat isteyemeyecek kişiler” başlıklı 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi şöyledir:
“… (c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında
kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici
olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.
5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören hususlar olduğu, belirtilen maddede, zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde, tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi dava zamanaşımı süresinin dolması halinde düşme kararı verilmesi durumunda, bu hususun, dosyanın tarafı olan davacının eylemlerinden kaynaklanmaması halinde, haksız yere gözaltında veya tutuklu kalan taraf lehine uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zarar için makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetildiğinde tazminata esas ceza dosyası incelenip davanın zamanaşımına uğramasında davacının kusurunun bulunup bulunmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup, davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilir ise davacı lehine uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin, makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin ,09.10.2018 tarihli ve 2017/2395 Esas, 2018/1993 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.