Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6573 E. 2023/205 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6573
KARAR NO : 2023/205
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 04.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının görevi yaptırmamak için direnme ve suç işlemeye tahrik suçlarından 20.11.2006 tarihinde gözaltına alınarak serbest bırakıldığı, 07.12.2006 tarihinde tekrar gözaltına alınarak 08.12.2006 tarihinde tutuklandığını, 23.02.2007 tarihinde tahliye edildiğini, haksız gözaltında ve tutuklu kalması nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalının cevap dilekçesi vermediği görülmüştür.
3. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin,29.06.2018 tarihli ve 2018/5 Esas, 2018/388 Karar sayılı kararı ile davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/2663 Esas, 2018/2908 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebebi, beraat kararı veren mahkemenin davacının tazminat hakkı olduğunu bildirmediğine ve dava açma süresinin başlamadığına, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının, 07.12.2006 tarihinde yakalanarak gözaltına alındığı, 08.12.2006 tarihinde tutuklandığı, 23.02.2007 tarihinde tahliye edildiği, 28.03.2013 tarihinde hakkında beraat kararı verildiği ve beraat kararının da 24.04.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği tespit edilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili, dava dilekçesinde beraat kararında tazminat hakkının bildirilmemesi ve bu bildirimin karara yazılmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen sürelerin başlamayacağını iddia etmişse de, bu eksiklik, 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 aylık dava açma süresinin başlangıcı bakımından etkili olup koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasının her halükarda kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerektiğine dair amir hükmü ortadan kaldıran bir eksiklik olmadığı belirtilmiştir.
Davacının beraatine dair Uludere Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.03.2013 gün ve 2011/73 esas, 2013/73 karar sayılı kararı, 24.04.2013 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 04.01.2018 tarihinde açılmış olması karşısında kanunun öngördüğü maksimum süre olan kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/73 Esas, 2013/73 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının görevi yaptırmamak için direnme ve suç işlemeye tahrik suçlarından 07.12.2006 – 23.02.2007 tarihleri arasında 78 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.04.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tâbi olduğu anlaşılmıştır.
Beraat Kararı Veren Mahkemenin Davacının Tazminat Hakkı Olduğunu Bildirmediğine Ve Dava Açma Süresinin Başlamadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren
üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat
isteminde bulunulabilir.

Hükmü uyarınca tazminata esas beraat hükmünün 24.04.2013 tarihinde kesinleştiği, davanın ise hak düşürücü bir yıllık süre geçtikten sonra 04.01.2018 tarihinde açılması karşısında davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/2663 Esas, 2018/2908 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.