YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6603
KARAR NO : 2023/915
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine, verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının atfıyla ikinci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. … 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 18.09.2019 tarihli ve 2019/3209 Esas, 2019/9040 Karar sayılı kararı ile;
“… Olaya ilişkin 24/01/2016 tarihli . İlçe Emniyet Müdürlüğü . Polis Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen fezlekede, sanığın 184 promil alkollü olarak … kullanırken orta refüje çıkarak karşıya geçmekte olan yaya …’a çarptığı ve yaralanmasına sebebiyet verdiği, yaralanma olayına ilişkin olarak 6584 suç numarası ile ayrı işlem yapıldığının belirtilmesi karşısında, mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçu nedeniyle yürütülen işlemler hakkında araştırma yapılarak buna ilişkin kayıtların dosyaya getirtilmesi, taksirle yaralama suçu bakımından kamu davası açılmış olması halinde kovuşturmanın beraber yürütülmesi için birleştirme kararı verilmesi gerektiği, kamu davası açılarak mahkumiyet hükmü verilmiş olması halinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından “hüküm verilmesine yer olmadığı” kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine kararı verilmesi, …”
Sebepleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2019/550 Esas, 2021/260 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyularak, sanık hakkında taksirle yaralama suçu nedeniyle yürütülmekte olan davaya ilişkin … 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/383 Esas, 2020/150 Karar sayılı dosyasının birleştirilmesi sonrasında, sanık … ve birleştirilen dosya sanığı … hakkında yargılamayı sürdürdüğü, sanık …’in 06.04.2020 tarihinde ölmesi nedeniyle, sanık … hakkında atılı suçlar nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar vermekle birlikte sanık … hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bendi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen cezanın ertelenmesine ve üçüncü fıkrası gereği 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2021 tarihli ve 2021/88763 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Kusur durumuna,
2. Sürücü belgesinin geri alınmasının hatalı olduğuna,
ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Katılan vekilinin temyiz sebebi vekalet ücretine ile sınırlıdır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … 29. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde ” …Mahkememizde sanık … hakkında 08/02/2016 tarihli iddianame ile trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan kamu davası açıldığı, mahkememizde sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesince olaya ilişkin 24/01/2016 tarihli . İlçe Emniyet Müdürlüğü .Polis Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen fezlekede sanığın 184 promil alkollü olarak … kullanırken karşıdan karşıya geçmekte olan katılan …’a çarptığı yaralanma olayına ilişkin olarak 6484 suç numarası ile ayrı işlem yapıldığı, mahkemece araştırma yapılarak kovuşturmanın beraber yürütülmesi için birleştirme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozularak mahkememize gönderildiği, mahkememizce bozmaya uyulduktan sonra … 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/383 esas sayılı dosyanın Mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, bu dosyada katılan …’ın yaralanması nedeniyle … ve … hakkında dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığı, olayda katılanın BTM ile iyileşemeyecek, hayatı tehlike geçirip, vücuduna kırık olup, kırığın 4. derece (ağır) yaralandığı, dosya içerisinde bulunan 29/11/2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre, olayda sanık …’ün asli kusurlu olduğu, sanık …’in tali kusurlu olduğunun belirlendiği, sanık …’in 06/04/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” denilmiştir
2. Sanık …, alınan savunmasında “Olay tarihinde sevk ve idaremdeki . plakalı arabayı park yerinden alıp tali yoldan ana yola çıkmak için kontrolümü yaptım. Gelen bir … görmeyince yola çıktım. Bir iki dakika sonra daha ikinci vitese geçmeden arabamın sol şoför kapısını sıyıran sıyırıp sol ön kısmına çarpan bir araba hızla orta refuje çıktı. Panik halinde aşağıya indiğimde yerde yatan biriyle uğraşıyorlardı. Bana çarpan arabanın sürücüsü sandım. Olay yeri yanında eniştemin … yerine gidip sakinleşmek istedim. Şoka girmiştim. Arabanın dikiz aynasından arka taraftan gelen diğer araçın hızını kontrol edemedim. Ancak çarpma anında hızlıydı. Olay akşamamı karakolda diğer araba sürücüsünü sanık olduğunu, yolda yayaya çarptığını öğrendim. Olay anında müştekiyi farketmedim. Kusurum yoktur.” şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Ölen sanık …’in alınan savunmasında “Olay günü saat 18:35 sıralarında .plaka sayılı aracım ile .Caddesinden . Caddesi üzerine sağa dönüş alarak 40km/saat hızla seyir halinde olduğum sırada bu olaydan dolayı plakasını öğrenmiş olduğum . plaka sayılı … yolun sağ tarafından park halinde iken, birden park yerinden çıktı. Ben bu aracın kontrolsüz olarak çıkması sebebiyle hızımı alamayarak bu araca sol taraftan çarptım. Ben çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetimi kaybederek yolun otra refüjüne çarparak durabildim. Bu esnada park halinde iken birden yola çıkan bu sebeple kazaya sebebiyet veren 34 TJ 8016 plaka sayılı … olay yerinden kaçtı…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Katılan …’ın aşamalarda sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmayı kabul etmediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
5. Katılanın yaralanması hakkında düzenlenen … Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.01.2016 tarihli adli raporuna göre, katılanın yaralanması sebebiyle hayati tehlike geçirdiği ve kırıkların hayati fonksiyonlara etkisinin ağır (4) derece olduğunun bildirildiği görülmüştür.
6. Kolluk güçlerince tanzim olunan 30.12.2015 Tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, yargılama aşamasında keşif neticesinde düzenlenen 24.06.2017 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu ile 29.11.2018 tarihli … Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre, sanık …’ün, gerekli dikkat ve özeni yola verip, bahse konu kaza mahallinde park halinde bulunan idaresindeki … ile yola katılma manevrası ile park halinden çıkmadan önce, kaplama içerisinde düz seyir halinde olan araçların seyir durumlarını dikkate alıp, öncelikli geçiş hakkını bu araçlara verdikten sonra görüş alanını kontrol altında bulundurarak yola katılma manevrasını uygun bir anda kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla asli kusurlu, sanık …’in gerekli dikkat ve özeni yola verip, mahal şartlarını da dikkate alıp kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi, yolun sağ tarafında park halinden çıkan … nedeniyle zamanında etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla tali kusurlu olduğu, katılanın olaya etken bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
7. Temyize gelmeyen sanık …’in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre bozma üzerine yapılan yargılama sırasında 06.04.2020 tarihinde vefat ettiği görülmüştür.
8. Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
III. GEREKÇE
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmemesi ve yargılamanın genel usullere göre yürütülmesine rağmen sanık lehine CMK’nın 251/3 maddesi gereğince ceza miktarından indirim yapılması usul ve Yasa’ya aykırı ise de, katılan vekilinin temyiz sebebinin vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapıldığı, bu sebeple sanığın aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Kusur Durumu Yönünden;
Olay günü saat 23:15 sıralarında sanık …’ün idaresindeki otomobilin, yerleşim yerinde bulunan, 14 metre genişliğinde, asfalt kaplama, bölünmüş, iki şeritli, yol şerit çizgisi ve aydınlatmanın bulunduğu yolun sağ tarafında park halinde bulunurken, park halinden çıkarak yola katılmak istediği esnada idaresindeki aracın sol ön yan kısımları ile sol gerisinden gelen ölen sanık …’in idaresinde bulunan otomobilin sağ ön kısımları ile çarpışması, çarpışmanın etkisi ile savrulan sanık …’ın aracının sol ön kısımları ile yolun solunda orta refüjde bulunan katılana çarpması neticesinde meydana gelen yaralanmalı kazada, sanık …’ün yola katılma manevrası ile park halinden çıkmadan önce, kaplama içerisinde düz seyir halinde olan araçların seyir durumlarını dikkate alıp, öncelikli geçiş hakkını bu araçlara verdikten sonra görüş alanını kontrol altında bulundurarak yola katılma manevrasını uygun bir anda kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek asli kusurlu olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu ve kusur tayini bakımından yerinde olduğu, mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sürücü Belgesinin Geri Alınmasının Hatalı Olduğu Yönünden;
5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği husunun hakimin takdirinde bulunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan vekilinin temyiz talebinin vekalet ücretine hasren yapıldığı görülmekle yapılan incelemede, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırılık sebebi olarak belirlenmiş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2019/550 Esas, 2021/260 Karar sayılı sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği 2 numaralı hüküm fıkrasından 11. paragrafından sonra gelmek üzere “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yargılamada kendisi vekille temsil ettiren katılan lehine 4.080 TL maktu vekalet ücretinin sanık …’ten alınarak katılana verilmesine” şeklindeki paragrafın hükme eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.