YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6642
KARAR NO : 2023/272
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.07.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 14.02.2015 tarihinde tutuklandığı ve bir buçuk yıl tutuklu kaldığını, tutuklandığı suçtan beraat ettiğini, davacının haksız olarak tutuklanması ve çok uzunca bir süre cezaevinde kalması nedeniyle maddi ve manevi olarak yıkıldığını, 50.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ayrıca tüm yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacı lehine vekâlet ücreti ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının kendi kusurlu hareketiyle tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, davanın reddi gerektiği, şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2017 tarihli ve 2017/140 Esas, 2017/163 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/815 Esas, 2018/3090 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının tutuklandığı suçtan beraat ettiğine, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davanın yasal dayanağının 5271 sayılı Yasa’nın 141 inci ve devamı maddeleri olduğu, koruma tedbirlerinden olan tutuklamanın kanun dışı uygulanması halinde tutuklanan kişinin tazminat isteminin söz konusu olabileceği, kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat kararı verilenlerin de tazminat istemi hakkına sahip olacakları belirtilmiştir.
5271 sayılı Yasa’nın 144 üncü maddesi gereğince tazminat isteyemeyecek kişilerin düzenlendiği, kanuna uygun olarak tutuklanan kişilerden haklarında şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilen kişiler tazminat isteyemeyecekleri belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve davacının tazminat istemine dayanak olan … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/158 Esas 2016/184 Karar sayılı 12.05.2016 tarihli kararının incelenmesinde davanın şikâyet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşıldığından ve 5271 sayılı Yasa’nın 144 üncü maddesi gereğince davacının tazminat istemine hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince davanın reddi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, davanın reddi karşısında davalı lehine 3.960,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/158 Esas – 2016/184 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 14.02.2015- 12.05.2016 tarihleri arasında 453 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek şikâyet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği, hükmün 20.05.2016 tarihinde kesinleştiği, davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tâbi olduğu anlaşılmıştır.
1. Davacının Tutuklandığı Suçtan Beraat Ettiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen “Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,” hükmü uyarınca tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 142 nci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren
üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat
isteminde bulunulabilir.
Davacı hakkında verilen hükmün 20.05.2016 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra 05.07.2017 tarihinde açıldığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarı ile doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Davalı Tarafa Vekâlet Ücretine Hükmedilmemesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 142 nci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(9)Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî
avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip
edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar
için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.
…
Hükmü karşısında davacının talep ettiği miktar bakımından hükmedilen vekâlet ücretinde hukuka aykırılık görülmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/815 Esas, 2018/3090 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.