YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6653
KARAR NO : 2023/386
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 16.06.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; makine mühendisi olan müvekkilinin cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturma, rüşvet almak ve vermek, mal beyanında bulunmamak suçlarından 19.01.2004 tarihinde gözaltına alındığını, 23.01.2004 tarihinde tutuklandığını, 20.02.2004 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 27.02.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının tutuklanmasına kendi kusuru ile sebep olduğundan tazminat talep edemeyeceğini, tazminata esas dosyanın kesinleşmesinden itibaren 3 aylık sürede açılması gerektiğini, dava dilekçesinin yasal usul ve şartlara uygun açılmadığını, davacının 5271 sayılı Kanun 144 üncü maddesi gereği tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğunu, Borçlar Kanunu gereği tazminata hak kazanamayacağını bu nedenle tazminat davasının reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2016/167 Esas, 2017/101 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2017/3126 Esas, 2019/1743 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine
2.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/308 Esas – 2009/4 Karar sayılı dava dosyasında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından yargılandığı, 19.01.2004 – 20.02.2004 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 12.01.2009 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün kesinleştiği ve davanın 466 sayılı Kanun’da öngörülen yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutukluluğunun başkaca bir mahkumiyetten mahsup edilmediğini, davacının tutuklandığında Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünde makine mühendisi olarak görev yaptığı, tutuklandığı dönemde geciken faiz alacağının maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirlenerek, 536,94 TL maddi 2.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı sürelerin fiilen infaz görüp görmediği hususu araştırılarak evrakları mahkemesinden alındığı, yapılan incelemede davacının atılı suçlardan dolayı belirtilen sürelerde filen infaz gördüğü anlaşıldığı, davacının tutuklu kaldığı dönemde Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünde makine mühendisi olarak görev yapması nedeniyle, maddi tazminat talebinin kabul edilmesi ve manevi tazminatın fazla olması kanuna aykırı olduğu kabul edilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş ve duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
Tazminat yargılaması yapan mahkemece aldırılan bilirkişi raporu çerçevesinde; davacının 2004 şubat ile aralık aylarına ait üçte biri maaş asıllarını 31.12.2004 tarihinde alması nedeniyle bu aylara ait geciken faiz alacağının 536,94 TL olduğundan bahisle davacıya 536,94 TL maddi tazminat verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, bu talebin 5271 sayılı kanun 141 vd maddeleri kapsamında talep edilemeyeceği gözetilmeden davacı taraf lehine maddi tazminata hükmedilmiş olması, yasal düzenlemeye ve yargıtay uygulamalarına aykırılık oluşturduğundan maddi tazminat talebinin reddine karar karar verilmiştir.
Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, gözaltına alınma tarihi olan 19.01.2004 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilen 1.500,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/308 Esas – 2009/4 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından 19.01.2004 – 20.02.2004 tarihleri arasında 32 gün gözaltı ve tutuklu kalıp, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, rüşvet almak suçundan verilen beraat hükmünün 20.01.2009 tarihinde kesinleştiği, ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat kararının ise temyiz incelemesi sırasında zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği ve kararın 28.01.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun’da öngörülen yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
1. Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiği yönünden;
Davacının gözaltına alındığı ve tutuklandığı tarihinde memur olduğu, bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2017/3126 Esas, 2019/1743 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.