YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6655
KARAR NO : 2023/576
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; kurmay albay olan müvekkilinin suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak ve açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etmek suçundan yargılandığı, 02.07.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 04.07.2012 tarihinde tutuklandığını, 27.01.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda müvekkili hakkında beraat kararı verildiği, haksız tutuklu kaldığı süreler nedeniyle 854.571,28 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 21.04.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinin kanunda belirtilen şekilde olmadığından reddi gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığı, yetkili mahkemede açılıp açılmadığı araştırılarak usulü uygun değil ise bu hususlardan dolayı reddi gerektiğini, davacı hakkında yapılan işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan kanun çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğundan davacının isteminin haksız olduğunu, davacı hakkında derdest dosya bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacının tutuklanması nedeni ile eksik ödenen maaş ve her türlü özlük hakkına ilişkin taleplerinin idari yargı alanına girdiğini, davacının terfi edememe, yakınlarının yol masrafları tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücreti masrafı ceza evi masraflarının maddi tazminat olarak verilmemesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, faizin yasal dayanağının bulunmadığını, mahsup hususunun araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3…. 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/27 Esas, 2018/49 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4…. Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/1636 Esas, 2019/1192 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının Oyak ve SGK kesintileri, maaşının eksik yatmasından kaynaklanan zararı, ceza evinde yaptığı harcamalar tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücreti, yakınlarının ziyaret için yaptığı yol masrafları, terfi edememesi nedeniyle oluşan zararlarının maddi tazminat kapsamında davacıya verilmesi gerektiğine, haksız gözaltı ve tutuklama dışında 5271 sayılı kanun 141 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca tazminat verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin nispi hesaplanması gerektiğine, ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ve reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak ve açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etmek suçundan yargılandığı, 02.07.2012 – 27.01.2014 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre tazmini gerekli maddi tazminat bulunmadığından reddine ve 170.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın fazla olduğundan 115.000,00 TL’ye indirilmesi gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak ve açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etmek suçundan yargılandığı, 02.07.2012 – 27.01.2014 tarihleri arasında 574 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının Oyak ve SGK kesintileri, ceza evinde yaptığı harcamalar, yakınlarının ziyaret için yaptığı yol masraflarının 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat olarak verilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Kurmay albay olarak görev yapmakta iken açılan dava nedeni ile terfi ve maaş farkı zarar taleplerinin 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre değerlendirilebilecek talepler olmadığı, varsayıma dayalı ve muhtemel gelir kayıplarına ilişkin, idari takdire ilişkin tasarruf niteliğinde olduğu, davanın açılmaması durumunda hakların elde edileceğinin mutlak, muhakkak ve kesin olmadığı, davanın varlığı nedeni ile davacının bu haklardan mahrum kaldığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle gerçek maddi zarar mahiyetinde bulunmadıklarından bu taleplerin maddi tazminata dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacının 5271 sayılı Kanun 141 inci maddesi ve 3 üncü fıkrası gereğince de tazminat verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve hükmedilen tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Hükmedilen vekalet ücreti yönünden;
5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Hükmedilen manevi tazminat talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından hükmedilen tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Karşı vekalet ücreti istemi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/1636 Esas, 2019/1192 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.