Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6726 E. 2023/1266 K. 17.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6726
KARAR NO : 2023/1266
KARAR TARİHİ : 17.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı asil 03.11.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/63 Esas 2008/331 Karar sayılı kararında 26.01.2005-31.08.2007 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine hükmedildiğini, tutuklu kaldığı süre ile aldığı cezanın orantısız olduğunu, başka suç nedeniyle mahsup işlemi talep etmişse de mahsubunun yapılmaması karar verildiği, fazladan tutuklu kaldığı süreler bakımından 250.000,00 TL maddi ve 750.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.05.2018 havale tarihli dilekçesinde; müvekkilinin fazladan ceza evinde kalması nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığını bu nedenle 250.000,00 TL maddi, 750.000,00 TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 28.11.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davanın yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mükerrer dava açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kendi kusurlu eyleminin Hazineye yükletilmemesi gerektiğini, davacının tutuklu kaldığı sürede zararını ispat edemediğini, talep edilen tazminat miktarının hak ve nesafete uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.

3…. 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2018 tarihli ve 2017/459 Esas, 2018/148 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/2702 Esas, 2019/499 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
İstinaf mercinin eksik inceleme nedeniyle usul ve Yasaya aykırı karar verildiğine, müvekkilinin mahkumiyet karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan infaz kanunları gereği cezasının 466 gününü ceza evinde geçirerek kalan 435 gün günlük cezası denetimli serbestlik ve şartlı tahliye hükümleri kapsamında infaz edilerek dışarıda toplum içerisinde ve ailesinin yanında geçiremediği, haksız fazladan tutuklu kalması nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/63 Esas, 2008/331 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan yargılandığı, 24.01.2005 – 31.08.2007 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 2 yıl 6 ay hapis 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan ise 1 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, hükmün 21.01.2009 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının … 25. Asliye Ceza Mahkemesinde almış olduğu 6 ay 20 gün hapis cezası da içtima edilerek … 7. Ağır Ceza Mahkemesince düzenlenen şartla tahliye kararında ve … C. Başsavcılığınca tanzim edilen Müddetname içeriğine göre; davacının toplamda 2 yıl 13 ay 40 gün hapis cezasına hükümlü olduğu, davacının şartlı tahliye tarihi 13.09.2009, bihakkın tahliye tarihi 30.05.2010 olduğu, cezanın 30.05.2010 tarihinde infaz edilerek yerine getirildiği, davacı hakkında … 16. Ağır Ceza Mahkemesince 15.09.2017 tarih 2013/297 Esas, 2014/234 Karar sayılı Ek karar ile “şartları oluşmadığından mahsup talebinin reddine” dair karar verildiği, 647 sayılı kanun 19 uncu maddesine göre ve ayda 6 gün indirime göre uygulanan indirim sonucunda davacının 1 yıl 3 ay 11 gün cezaevinde tutuklu kalmasının gerektiği bunun da toplamda 466 gün olduğu, davacının ise cezaevinde geçirdiği süreler (2+729+170) = 901 gün olarak tespit edildiği, buna göre davacının 901 – 466 = 435 gün fazladan cezaevinde kaldığı, 31.08.2007 tarihinde tahliye olan davacının fazladan yattığı 435 günlük süre düşüldüğünde 23.06.2006 tarihinde tahliye olması gerektiği, davacının geriye dönük tahliye olması gereken süre ve fazladan yattığı süre gözetildiğinde 23.06.2006 – 31.08.2007 tarihleri arasında toplam 435 gün fazladan cezaevinde kaldığından 5.731,53 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; … 7 Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/63 esas 2008/331 sayılı kararı incelendiğinde, davacı … ‘in müessir fiil suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 1 ay 20 gün hapis cezaları aldığı, bu cezaların 21.01.2009 tarihinde kesinleştiği, dosya içerisinde yer alan 15.06.2010 tarihli müddetname ile cezaevine giriş tarihinin 13.09.2009, koşullu salıverme tarihi 13.09.2009, hakederek tahliye tarihinin ise 30.05.2010 olduğu, … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/163 esas 2008/999 karar sayılı dosyasında sanığın müessir fiil suçundan aldığı 6 ay 20 gün hapis cezası ile içtima ettirilerek toplam 2 yıl 13 ay 40 gün hapis cezası üzerinden müddetname tanzim edildiği görülmüştür.

Tazminat davasının dayanağı olan … 7 Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/63 esas 2008/331 sayılı dosyasında davacı … ‘in müessir fiil suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 1 ay 20 gün hapis cezaları aldığı, 26.01.2005-31.08.2007 tarihleri arasında 2 yıl 7 ay 7 gün haksız olarak tutuklu kaldığı görülmüş, bu durumda her ne kadar sanık haksız olarak tutuklukta kaldığı süre bulunduğunu iddia etmekte ise de, 2 yıl 6 ay ve 1 ay 20 gün hapis cezalarının toplamının 2 yıl 7 ay 20 gün olduğu, davacının bihakkın tahliye tarihinden önce tahliye olduğu anlaşılmıştır.

Davacının belirlenen bihakkın tahliye tarihinden önce tahliye olduğu, bu haliyle belirlenen bihakkın tahliye tarihi ile tahliye olduğu tarih arasında fazladan cezaevinde kalma durumu olmadığından, davanın reddi gerektiği kabul edilerek davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş ve duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/63 Esas, 2008/331 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan yargılandığı, 24.01.2005 – 31.08.2007 tarihleri arasında 901 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine toplam 2 yıl 7 ay 20 gün mahkumiyetine hükmedildiği, hükmünün 21.01.2009 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

5271 sayılı CMK’nın 142 nci maddesinin 9 uncu maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olduğu dikkate alınarak davalı lehine karar tarihindeki tarife üzerinden ağır ceza hâkimliklerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sulh ceza mahkemelerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücret takdir edilerek davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre, bozma nedeni yapılmamıştır.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/63 Esas, 2008/331 Karar sayılı ilamı ile davacı (sanık) hakkında 24.01.2005 – 31.08.2007 tarihleri arasında 901 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda toplam 2 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilip, kararın 21.01.2009 tarihinde kesinleşmesi ile davacının (sanığın) diğer mahkemeden aldığı mahkumiyet ve … bu mahkumiyeti … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/63 Esas, 2008/331 2009/169 Değişik … kararı ile içtima edilerek 2 yıl 13 ay 40 gün hapis olarak hesaplandığı, bu cezaların infazı için 13.09.2009 tarihinde cezaevine girdiği, 13.09.2000 tarihinde koşullu salıverilmesine karar verildiği, hakederek tahliye tarihinin ise 30.05.2010 tarihi olduğu, davacı hakkında infaz edilen sürenin mahkumiyet hükmünün bihakkın tahliye tarihinden fazla olmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin koşullu salıverme süresinden fazla olan tutukluluk süresi için maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/2702 Esas, 2019/499 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2023 tarihinde karar verildi.