Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6787 E. 2023/4925 K. 13.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6787
KARAR NO : 2023/4925
KARAR TARİHİ : 13.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3126 E., 2018/3027 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilinin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 1 gün gözaltına alındığını, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin soruşturma sırasında 1 gün boyunca gözaltında kaldığını, müvekkilinin %70 oranında engeli bulunduğunu, üzerine atılı terör örgütü üyeliği nedeniyle çevresi tarafından kötü gözle bakıldığını, adli kontrol ile serbest bırakılmasından sonraki süreçte sağlık problemleri çektiğini, gözaltına alınıp salındıktan sonra çalıştığı oteldeki iş arkadaşlarının kendisine olan bakış açısının değiştiğini, çalıştığı oteldeki işine son verildiğini, çalıştığı iş yeri tarafından kendisine tahsis edilen cep telefonu ve laptopa el konulduğunu, geçirdiği soruşturma nedeniyle duyduğu elem ve üzüntünün karşılığı olarak müvekkili için 60.000 TL maddi, 80.000 TL manevi tazminatın 23.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini” talep etmiştir.

2.Davalı vekili 27.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3.Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli ve 2018/131 Esas, 2018/251 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/3126 Esas 2018/3027 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.09.2021 tarihli, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna, vekalet ücretine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/87337 soruşturma sayılı dosyasında Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı 23.11.2017- 24.11.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmemesi üzerine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi sonucunda yasal süresinde kesinleştiği, davacının süresinde tazminat davası açtığı, davacının Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soıruşturma kapsamına gözaltına alınarak Sulh Ceza Hakimliğine sevkedildiği, davacı hakkında Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.11.2017 tarih, 2017/832 sorgu numaralı kararı ile adli kontrol altına alınarak serbest bırakıldığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2018 tarih, 201787337 soruşturma ve 2018/3727 karar nolu kararı ile sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararla birlikte hakkındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırıldığı, bu suretle davacının gözaltında kaldığı 2 gün süre için 2017 yılına ait maddi kaybı ile ilgili olarak SGK’nın cevabi yazısına göre davacının 23.11.2017-24.11.2017 tarihleri arasında … Otel Tur. İşletmecilik A.Ş firmasında satış danışmanı olarak çalıştığı, bu firmada 12.01.2018 tarihinde iş akdinin son bulduğu, gözaltında bulunduğu Kasım 2017 tarihinde aylık brüt kazancının 3.336,08 TL olduğu belirlendiği, Yargıtay kararları dikkate alındığında brüt gelirinin net gelire çevirilmesi gerektiğinden; bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre 2.243,22 TL olduğu, bunun günlük ederinin 74,77 TL olduğu anlaşılmakla; 2 günlük süre için 74,77 TL’nin 2 gün ile çarpımı sonucu elde edilen 149,54 TL maddi tazminata davacının hak kazandığı vicdani kanısına ulaşıldığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde Xiaomi MI6 marka 128 GB cep telefonuna ait 25.11.2017 tarih 136985 nolu 2.099,00 TL bedelli Kipa Tic. AŞ faturası ile Asus X565NP marka laptopa ait 26.11.2017 tarih 28714 nolu 1.949 TL bedelli Teknosa AŞ faturaları sunularak el konulan ve tarafına iade edilmeyen cep telefonu ile laptop yerine işini yürütmek için aldığı cep telefonu ve laptop bedelinin de ödenmesi talep edilmiş ise de el konulan bu cihazların beraatle sonuçlanan dava sonucunda geri alınacağı açık olup bunlar yerine alınan mallar da zaten davacının mal varlığına dahil olduğundan, bu zararlar 5271 sayılı CMK maddelerine göre talep edilebilecek maddi zararlar içerisinde kabul edilmediğinden maddi tazminat hesaplanmasında bu husus dikkate alınmadığı belirtilerek; talebinin kısmen kabulü ile gelir kaybı olan 149,50 TL maddi ve 300 TL manevi tazminatın ilk gözaltı tarihi olan 23.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; maddi ve manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği görülmekle, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2018 tarih, 2018/131 Esas, 2018/251 Karar sayılı ilamına karşı davalı Hazine vekili Av. … ve davacı … vekili Av. …’in istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 201787337 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan 23.11.2017- 24.11.2017 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, belirli günlerde imza atmak ve yurt dışına çıkmamak tedbiri ile adli kontrol altına alındığı, evinde yapılan arama sırasında laptop ile cep telefonuna el konulduğu, yapılan soruştuma sonunda davacı hakkında 17.01.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 02.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve el koyma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu ve süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.FETÖ/PDY soruşturması sırasında dijital inceleme yapılmak üzere, davacının evinde yapılan aramada 1 adet laptop ve cep telefonuna el konulduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki beyanına göre daha sonra bunların iade edildiği anlaşılmıştır. Davacının rızasıyla el konulan cep telefonu, bilgisayar ve diğer dijitallerin inceleme yapılıp soruşturma sonuçlanıncaya kadar iade edilmemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığından, el koymaya ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacının 23.11.2017- 24.11.2017 tarihleri arasında 1 gün süre ile gözaltında kaldığı gözetilmeden 2 gün üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.

3.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre hesaplanan vekalet ücretinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/3126 Esas 2018/3027 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2023 tarihinde karar verildi.