Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6807 E. 2023/933 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6807
KARAR NO : 2023/933
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2017 tarih ve 2016/281 Esas, 2017/264 Karar sayılı kararı ile sanığın, taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddenin dördüncü fıkrasının delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 16200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2…. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Dairesinin, 26.11.2018 tarih ve 2017/3101 E., 2018/2757 K. sayılı kararında; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine ilişkin beşinci, altıncı ve yedinci bentlerinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi gereğince aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendinin uygulanmasına yer olmadığına” bendinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarihli ve 2019/90931 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri

1.Eksik inceleme yapıldığına,

2.Bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2017 tarih ve 2016/281 Esas 2017/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

30.03.2015 tarihinde saat 01:00 sıralarında sanık sürücü …’ın sevk ve idaresindeki 35 KHN 99 plakalı otomobil ile … istikametinden … istikametine seyir halinde iken 32. Km geldiği esnada aracının sağ ön kısmı ile önünde aynı istikamete seyir halinde olan katılan …’ın sevk ve idaresindeki 35 R 8236 plakalı ambulansın sol arka kısmına kendi aracının sağ ön kısmı ile çarpması neticesi ambulansın aldığı darbe ile yoldan çıkarak yolun sağında bulunan toprak zemine çarparak devrilmesi neticesinde ambulans şoförü … travma sonrası stres bozukluğu, … basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde, … ağır 6 kemik kırığı, …’nin orta 2 kemik kırığı şeklinde yaralandığı, yaralıların sanıktan şikayetçi olarak davaya katılmak istediklerini beyan ettikleri görülmüş, katılma kararı verilmiştir.

2.Sanığın idaresindeki araçla saat 01:00 sıralarında, üç şeritli, tek yönlü otobanda yaptığı trafik kazasından yaklaşık 32 dakika sonra alınan alkol raporunda 0.80 promil alkollü olduğu, yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0.15 promil azaldığının kabulü gerekeceği, buna göre sanığın olay anında yaklaşık 0.90 promil alkollü olduğu, yine yola çıkmadan önce arkadaşıyla alkol aldığını beyan etmesi karşısında; kaza yapabileceğini öngörmesine rağmen sürücülüğüne güvenerek … kullanmaya devam etmesi üzerine atılı suçu sebebiyet verdiği anlaşıldığından eylemini biliçli taksirle işlediği kabul edilmiştir.

3.Kaza tespit tutanağına ve Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesinin 20.02.2017 tarihli raporunda; “sanık sürücü … yönetimindeki otomobil ile aydınlatma olmayan bölünmüş yolda seyri sırasında yola gereken dikkati verip far ışıkları altındaki görüş alanını yeterince kontrol altında tutarak seyrini sürdürmesi, önünde aynı yöne görülür ve duyulur ikaz sistemleri açık şekilde seyir halinde olan ambulansı güvenli mesafeden takip etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup dikkatsiz şekilde seyredip önünde aynı yöne seyir halinde olan ambulansa takip mesafesini korumadan yaklaştığı ve akabinde ambulansa arkadan çaptığı anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu, müşteki sürücü … yönetimindeki ambulans ile görülür ve duyulur ikaz sistemleri açık şekilde orta şeritte seyri sırasında geriden gelip aynı istikamete seyir halinde olan otomobilin aracına arkadan çarptığı kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı” tespitleri yer almıştır.

4. Sanığın adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı, dosyada bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 14. Dairesinin, 26.11.2018 tarih ve 2017/3101 E., 2018/2757 K. sayılı kararında;

Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı ve başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken olayda bilinçli taksirin bulunduğu kabul edilmiş olup, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olması kanuna aykırı ise de; bu husus 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası c bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklik olduğundan istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine ilişkin beşinci, altıncı ve yedinci bentlerinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi gereğince aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendinin uygulanmasına yer olmadığına” bendinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden;
1.Soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında yaptırılan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında kurulan hüküm, Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği, somut olayda sanığın kaza esnasında yaklaşık 90 promil alkollü olduğu, sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde … kullanamayacak olmasına rağmen … kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil de bulunmadığı gözetilerek, eylemi basit taksir ile işlediğinin kabulü ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmaksızın hüküm kurulması gerekirken, eylemin bilinçli taksirle işlendiği şeklindeki kabule dayalı olarak sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi (14). Ceza Dairesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2017/3101 E., 2018/2757 K. Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren … 2.Asliye Ceza Mahkemesine,Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi (14). Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.