Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6912 E. 2023/658 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6912
KARAR NO : 2023/658
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 15.06.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “davacının 22.07.2008 tarihinde gözaltına alındığını, 25.07.2008 tarihinde tutuklandığını, 27.07.2011 tarihinde tahliye edildiğini, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2017 tarih 2016/172 Esas 2017/10 Karar sayılı kararıyla beraatine karar verildiğini, davacının tutuklu kaldığı süre zarfında işletmekte olduğu … yerlerini kapatmak ve ailesinin geçimini sağlamak amacıyla aracını satmak zorunda kaldığını belirterek; haksız yargılama ve tutuklama nedeniyle gelir kaybı için 401.000,00 TL maddi ve 500.000 TL manevi olmak üzere toplam 901.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren davalıdan tahsilini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili 09.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının, mahsup kararı verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, maddi zararın ispatlanamadığını, açılan davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3. … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2017/354 Esas, 2018/365 Karar sayılı kararı ile “davanın kısmen kabulü ile 20.793,31 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline” karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/593 Esas, 2019/1692 Karar sayılı kararı ile “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile “davalı vekilinin temyiz itirazlarının CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddi ile hükmün onanması” yönünde görüş beyan edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat isteme koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, İlk Derece Mahkemesince verilen manevi tazminatın miktarının Bölge Adliye Mahkemesince artırılmasının dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğuna, vekalet ücretine hükmedilirken 25.08.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemelerin Yapılması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname de dikkate alınması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; “davacı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma suçlarından 22.07.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 25.07.2008 tarihinde tutuklandığı, 27.07.2011 tarihinde tahliye edildiği, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/172 Esas 2017/10 Karar sayılı dosyasında 27.01.2017 tarihinde sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının 28.03.2017 tarihinde kesinleştiği ve davacı 1100 gün tutuklu kalmış olup, bu tutukluluğu başka bir mahkumiyetinden mahsup edilmediği, Mahkemece davacının maddi zararları yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacı tarafından gelirine ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden asgari ücrete göre hesaplama yapılarak bilirkişi raporunda sanığın 20.793,31 TL gelir kaybına uğradığını belirlendiği belirtilerek davacının talebi kısmen kabulü ile 20.793,31 TL maddi tazminatın ve davacının ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebinin reddine” karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince “Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair istinaf itirazları yerinde görülmemiş ancak; hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek 20,532,8 TL yerine 20.793,31 TL maddi tazminata hükmedilmesi, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması, CMK’nın 142. maddesinin 694 sayılı KHK’nın 144 maddesi ile değiştirilen 9. fıkrasına göre davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin dava tarihi itibari ile 4.360,00 TL den fazla olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde 4.837,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık oluşturan hususlar olduğu bu itibarla istinafta bulunan davalı ve davacı vekilinin talebinin yerinde olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK’nın 303 ve 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın; hüküm fıkrasında “20.793,31 TL” olarak belirlenen maddi tazminat miktarının “20,532,8 TL” ye indirilmesi, hüküm fıkrasında “20.000,00 TL” olarak belirlenen manevi tazminat miktarının “60.000,00 TL” olarak düzeltilmesi, hükmün vekalet ücretine ilişkin 3. fıkrasında 4.837,00 TL olarak yazılan vekalet ücretinin 4.360,00 TL olarak (Hükmedilen toplam tazminat tutarına göre hüküm tarihindeki AAÜT. ve CMK’nın 142/9. maddesi gereği nisbi olarak belirlenen) şeklinde düzeltilmesi sureti ile; sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin esasını oluşturan … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2017 tarih 2016/172 Esas 2017/10 Karar sayılı dava dosyasında; davacının Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma suçlarından 22.07.2008-27.07.2011 arasında 1100 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.03.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacının beraat etmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan geliri ve kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacı lehine gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan maddi tazminat ile manevi tazminata hükmedilmesinde, davanın kısmen kabulü nedeniyle 05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki düzenleme dikkate alınarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup; açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacının maddi tazminat talebinin reddi gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesince yüksek manevi tazminata hükmedildiğine ve vekalet ücretine yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/593 Esas, 2019/1692 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.