YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6920
KARAR NO : 2023/771
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 07.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasına binaen 20.10.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 24.10.2017 tarihinde tutuklandığını, … 5. Ağır Ceza Mahkemesince yargılandığını, 17.01.2018 tarihli duruşmada tahliye olduğunu ve 27.09.2018 tarihli duruşmada da beraat ettiğini, müvekkilinin zorlu şartlar altında 4 gün TEM Şube Müdürlüğü nezaretinde oldukça kalabalık sayıda kişi ile bir arada gözaltında tutulduğunu, adliyeye getirilişinin basına haber verdildiğini, kelepçeli olarak fotoğraflarının çekildiğini belirtmiş, sonuç olarak 30.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 10.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının, ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleşmesinden sonra 3 ay içerisinde yetkili mahkemede dava açılmaması sebebiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2018/353 Esas, 2019/199 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.10.2019 tarihli ve 2019/1552 Esas, 2019/702 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.10.2021 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/504 Esas, 2018/281 Karar sayılı kararının incelenmesinde, davacı (sanık) hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yapılan yargılama sonunda 27/09/2018 tarihinde beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.
… 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen cevapta davacının (sanığın) yargılama konusu dosyada 20.10.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 24.10.2017 tarihinde tutuklandığı, 17.01.2018 tarihinde de tahliyesine karar verildiği; mahsup kararının bulunmadığı tespit edilmiştir.
SGK ve …. Emniyet Müdürlüğü cevaplarından davacının 02.10.2017 tarihinde emekliliğe ayrıldığı, emekli ikramiye ve maaşını aldığı, ancak 701 sayılı KHK ile ünvanı alındığından, emekli memur pozisyonunda olduğu ve bu sebeple ek ödeme ile kadrosuzluk tazminatının kesildiği tespit edilmiştir.
Beraat kararının 05.10.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın da 07.12.2018 tarihinde açıldığı; buna göre davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
SGK ve …. Emniyet Müdürlüğü cevaplarının incelenmesinde, davacının 02.10.2017 tarihinde ünvanlı olarak emekli olduğu, bu kapsamda emekli ikramiyesi ve maaşını aldığı, gözaltında ve tutuklulukta geçen sürede de emekli memur pozisyonunda olup emekli maaşını almaya devam ettiği; buna göre gözaltında ve tutuklulukta geçen sürede maddi kaybının olmadığı tespit edilmiştir.
Davacının gözaltında ve tutukluluğundan sonraki süreçte, 01.08.2018 tarihinde 701 sayılı KHK ile ünvanı geri alınarak emekli memur pozisyonuna getirilip, önceki hakedişlerinden bir kısım kesintiler(zarar) yapılmış olması idari bir işlemden kaynaklandığından, 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerinde düzenlenen koruma tedbirlerinin uygulanmasından kaynaklanmadığından zarar olarak kabul edilmemiş ve davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçlaması ile yargılandığı davadan beraat etmiş olmasını, davacının şahsi-sosyal durumu, üzerine atılan suçun niteliği, gözaltı ve tutuklulukta geçen süre boyunca sosyal hayattan soyutlanmış olması, hak ve nesafet ölçüsü ile birlikte dikkate alarak talebin kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 20.10.2017 tarihinden itibaren faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacının gözaltında ve tutuklu olarak bulunduğu dönemde emekli olduğunun anlaşılması karşısında, cezaevinde geçen süre için Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca belirlenen net asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanacak gelir kaybının maddi tazminat olarak belirlenip davanın kısmen kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçesiyle hükmün maddi tazminatın reddine ilişkin 1 inci fıkrasının istemin reddine dair gerekçenin hükümden çıkartılması ve yerine “Maddi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile CMK 141 ve devamı maddeleri gereğince 4231,23 TL maddi tazminatın 20.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” ibaresinin, hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmından “1056 TL” ibaresinin çıkartılması ve yerine “1227,74” ibaresinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/504 Esas, 2018/281 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.10.2017-17.01.2018 tarihleri arasında 89 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 27.09.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 05.10.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanunda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin 1 inci fıkrasında düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun’un istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353 üncü maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1.Hükmedilen Maddi Tazminat Miktarının Az olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı tarihte emekli olduğunun anlaşılması karşısında 20.10.2017-17.01.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak tespit edilen miktarın maddi zarar olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.10.2019 tarihli ve 2019/1552 Esas, 2019/702 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.