YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6925
KARAR NO : 2023/357
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “davacı hakkında …Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2018 tarihli iddianamesiyle görevi yaptırmamak için silahla direnme, silahla tehdit,kasten yaralama ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde …Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2010 tarihli 2008/54 E 2010/27 Karar sayılı kararıyla görevi yaptırmamak için silahla direnme suçundan beraatine, silahla tehdit suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, mahkeme kararının temyiz incelemesi neticesinde 27.11.2103 tarihinde kesinleşmesini müteakip silahla tehdit suçu yönünden verilen 1 yıl 13 ay hapis cezasının infaz etmek üzere 25.02.2016 tarihinde cezaevine girdiğini ve 11.07.2016 tarihinde denetimli serbestlikten istifade ederek tahliye olduğunu, davacının yargılanmanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece 6136 sayılı yasaya muhalefet suçu yönünden kabul edilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde atılı suçtan beraatine karar verildiği, silahla tehdit suçu yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz yoluna müracaat edilmesi yönündeki talebinin kabul edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2017 tarihli itirazı üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.07.2017 tarihli ilamı ile silahlı tehdit suçu yönünden kararın bozulduğunu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde …Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarih 2017/273 Esas 2017/376 Karar sayılı kararıyla silahlı tehdit suçundan 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bu süreçte davacının mesleğinden ihraç edildiğini,4 buçuk ay cezaevinde cezasının infaz edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 25.02.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 31.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “görevli ve yetkili mahkemede ve yasal süresinde davanın açılmadığını, CMK’nın 141 ve 142. maddelerinki koşulların gerçekleşmediğini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, faize hükmedilmemesi ve faiz başlangıcının kararın kesinleşme tarihi olması gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi” gerektiğini belirtmiştir.
3. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2018/288 Esas, 2018/281 Karar sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarih 2018/4620 Esas 2019/1142 Karar sayılı kararıyla “davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile “davacının temyiz talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 302/1. maddesi uyarınca esastan reddi ile hükmün onanmasını” talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi; davacı hakkında hukuka aykırı verilen karar nedeniyle kamu görevinden ihraç edildiğini ve cezaevinde cezasının infaz edildiğini, maddi ve manevi kayıpları için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince “Davacının, …Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarih, 2017/273 Esas – 2017/376 Karar sayılı kararı ile silahla tehdit suçundan sonuç itibari ile 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 18.01.2018 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, davacının 07.03.2008 – 08.03.2008 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, bu sürenin …Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/54 Esas 2010/27 Kararında mahsup edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat ya da düşme kararı verilmediği, mahkumiyet kararı verilerek 5 yıl süreyle açıklanmasının ertelendiği, 5 yıllık denetim süresinin dava ve karar tarihi itibariyle dolmadığı, davacının tazminat talep ettiği haksız tutuklama ve gözaltının gerçekleştiği olayın yargılanması sonucunda davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olduğu, bu tür kararların mahkumiyet kararı olmayıp şartlı mahkumiyet kararı olduğu, CMK’nın 144/1-c maddesinde hakkındaki kamu davası ertelenen veya geçici olarak durdurulan kişinin tazminat isteyemeyeceğinin hükme bağlandığı, buna göre davacının tazminat isteyemeyeceği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince “mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre stinaf başvurusunda bulunan davacının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan …Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2010 tarihli 2008/54 E 2010/27 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan yargılama sonunda davacının silahla tehdit suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, mahkumiyet hükmünün Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2012/20378 Esas 2013/29916 Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle 27.11.2013 tarihinde kesinleşerek infazına başlandığı, bu sırada davacının talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2017 tarihli itirazı üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.07.2017 tarihli 2017/18345 Esas 2017/19306 sayılı ilamı ile itiraz kabul edilerek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27.11.2013 tarihli 2012/20378 Esas 2013/29916 Karar sayılı onama kararının davacı yönünden kaldırılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama neticesinde …Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarih 2017/273 Esas 2017/376 Karar sayılı kararıyla davacının silahlı tehdit suçundan 6 ay 7 gün hapis cezasına mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 18.01.2018 tarihinde kesinleştiği, infaza başlanma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince davanın tümüyle reddedilmesi ve davacının 250.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu dikkate alınarak, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 845,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Davacının 250.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın cezaevine girdiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi ya da denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlendiğinde mahkumiyet hükmünün açıklanması halinde tazminat şartlarının ve miktarının değerlendirilmesinin mümkün olacağı, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, düşme kararı verilmiş ise, infaz edilen sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olduğunun tespiti halinde davacının cezaevinde fazladan kaldığı süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise infaz edilen süre boyunca maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki davacı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3. numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/4620 E. 2019/1142 K. sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.