YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6926
KARAR NO : 2023/279
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlamasıyla 17.02.2009 tarihinde gözaltına alındığını, 20.02.2009 tarihinde tutuklandığını, … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2011 tarihli 2009/178 Esas,
2011/55 Karar sayılı hükmü ile müvekkilinin 5237 sayılı TCK’nın 188/3-4, 62. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapse mahkum edildiğini, ancak Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2015/8635 Esas, 2016/8723 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulduğunu, bu kez … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarih 2017/25 Esas, 2017/388 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verilerek hükmün kesinleştiğini, müvekkilinin haksız olarak gözaltı ve tutuklu kaldığı süre içeresinde mahrum kaldığı geliri ve cezaevinde yaptığı harcamaları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 170.000,00 TL tazminatın tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 30.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat koşullarının oluşmadığını, davacının ikametgah değişikliği yapıp yapmadığının, gözaltı ve tutukluluk süresinin başka bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediğinin araştırılmasını, davacının kusurunun davalıya yükletilemeyeceğini ve davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
3. … 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/227 Esas, 2018/508 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2019/155 Esas, 2019/1357 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalının temyiz talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298/1. maddesi uyarınca reddini, davacının temyiz talebinin aynı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
Davacının annesi adına kayıtlı olan kahvehaneyi işlettiğini, aylık gelirinin 2.000,00 TL olmasına rağmen asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasının hatalı olduğunu ayrıca tutukluluğu süresince cezaevindeki harcamalarınında araştırılmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
Koşulları gerçekleşmediği halde davacı lehine tazminata karar verildiğine, davacının kusurunun tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğine ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının haksız gözaltı ve tutuklanmaya konu olduğu uyuşturucu madde ticareti suçundan 17.02.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 20.02.2009 gün 2009/23 sorgu sayılı karar ile tutuklandığı, davacının 01.04.2011 tarihinde … 14. Ağır Ceza Mahkemesince 2009/178 esas sayılı dosyasından
tahliye olduğu, davacı hakkında … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarih, 2017/25 esas, 2017/388 karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeden 14.12.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış, davanın süresinde olduğu, bu halde davacının 20.02.2009 ve 01.04.2011 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu olarak kaldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesindeki koşulların oluştuğu, davacının haksız tutuklamadan dolayı tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş, davanın kısmen kabulü ile; asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi zarar karşılığı 14.193,71 TL maddi tazminat ve 28.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 20.02.2009 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/25 Esas, 2017/388 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında davacının 17.02.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 20.02.2009 tarihinde tutuklandığı, … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2011 tarihinde 2009/178 Esas, 2011/55 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3-4, 62 maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapse mahkum edildiği, ancak Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2015/8635 Esas, 2016/8723 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarih 2017/25 Esas, 2017/388 Karar sayılı kararı ile beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.12.2017 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının 17.02.2009 – 01.04.2011 tarihleri arasında tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, “Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” yerine, “Haksız tutukluluk nedeni ile maddi ve manevi tazminat” ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 17.06.2019 tarihinde tebliği üzerine 21.06.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek katılma yoluyla temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
1. Tutuklandığı tarihte annesi adına kayıtlı kahvehanenin işletmeciliğini yaptığını iddia eden davacının geliri ve kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz etmediği anlaşılmakla; davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesinde ve davacının ceza infaz kurumunda tutuklu bulunduğu süre içerisinde yapmış olduğu harcamanın maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Temyiz incelemesi sırasında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede; davacının 17.02.2009 tarihinde yakalanarak gözaltına alındığı, 20.02.2009 tarihinde tutuklanarak 01.04.2011 tarihinde tahliye edildiği, davacı tarafın talebi de dikkate alınarak gözaltı ile birlikte tutuklu kalınan 773 gün için ilgili döneme ilişkin olarak maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekirken, gözaltı süresinin hesaplamaya dahil edilmemesi suretiyle maddi tazminatın eksik hesaplanması ve kabule göre de hükme esas alınan 26.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının tutuklu kaldığı süre boyunca hesaplanan maddi tazminatın “14.500,85” TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde “14.193,71” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Davacı lehine haksız koruma tedbiri nedeniyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabul edilerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün, 2007/8-2 Esas – 2007/63 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 25.04.2019 tarihli ve 2019/155 Esas, 2019/1315 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A-2 ve A-3) bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 25.04.2019 tarihli ve 2019/155 Esas, 2019/1315 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.