Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6942 E. 2023/4795 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6942
KARAR NO : 2023/4795
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1551 E., 2019/666 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 20.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 16.03.2017-17.10.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalıp yapılan yargılama sonunda hakkında beraat kararı verildiğinden bahisle maddi ve manevi zararlarının tazmini için 50.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın 16.03.2017 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 18.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, istenilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2018/413 Esas, 2019/221 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.09.2019 tarihli ve 2019/1551 Esas, 2019/666 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2021 tarih, 2019/104891 tebliğnamesi ile tazminat miktarının azaltılması ve artrılmasına yönelik istinaf mahkemesi kararının duruşmalı inceleme sonucu verilmesi gerektiğinde bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; cezaevinde yapılan harcamalar, yol masrafları gibi giderlerin de maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, şantiye şefi olarak görev yapan davacının gelirinin inşaat mühendisleri odasından sorularak maddi kaybın hesaplanması gerektiğine, beraat kararı verilene kadarki süreçte mahrum kalınan kazanç kaybının da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde “Davacının inşaat mühendisi olduğu, bununla birlikte gözaltına alındığı ve tutuklandığı dönemde yaptığı işe dair herhangi bir belge sunulmadığı, bu nedenle maddi gelir kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, bilirkişi tarafından bu kapsamda yapılan hesaplamaya göre davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı dönemde 9.146,61 TL kazanç kaybına uğradığı anlaşılmış ve bu miktar üzerinden maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutuklu kaldığı süre, hakkındaki suçlamanın ağırlığı ve mesleği dikkate alınarak 30.000 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen maddi tazminat miktarının 9.922,02 TL, manevi tazminat miktarının 15.000,00 TL, vekalet ücretinin ise; 2.990,64 TL şeklinde, değiştirilmek suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/40-2018/92 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 16.03.2017-17.10.2017 tarihleri arasında 215 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 14.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Tebliğanme yönünden;
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının veya azaltılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının cezaevinde yapılan harcamalar ile yakınlarının ziyaret sebebiyle yaptıkları yol masrafları koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında talep edilebilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığından, bu harcamaların maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

2.İnşaat mühendisi olan ancak tutuklandığı döneme ait sigorta kaydı bulunmayan ve gelirine yönelik belge sunmayan davacının maddi kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

3.Davacının tahliye tarihinden beraat tarihine kadarki süreçte iş bulamaması nedeniyle uğradığı iddia edilen zararın koruma tedbirinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından mahrum kalınan kazanç kaybının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilememesi nedeniyle davacı vekilinin mahrum kalınan kazanç kaybının da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.09.2019 tarihli ve 2019/1551 Esas, 2019/666 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.