YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6955
KARAR NO : 2023/369
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.05.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/200 E. sayılı dosyasında 108 gün tutuklu kalması sebebiyle oluşan cezaevinde yapılan harcamalara ilişkin 9.072,36 TL, müvekkilin geçimini sağladığı şirketin faaliyetlerinin sonlandırılması sebebiyle yıllık en az 50.000,00 TL, ödenen avukatlık ücretine ilişkin 3.600,00 TL ve uğranılan manevi zararın karşılığı olarak 100.000,00 TL olmak üzere toplam 312.632,76 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 21.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “5271 sayılı Kanun’un 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen dava açma koşulları oluşmadığından davanın reddi gerekir. Tazminat talebşne konu olan beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği, davanın yasada belirtilen süre içerisinde, görevli ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacının nüfus kaydı ve adli sicil kaydının dosya kapmasına alınması gerekir. Davacının tazminat davası için vekiline yetki verip vermediğinin tespiti açısından davacının dinlenmesi gerekir. Dava dilekçesinde maddi zararı belgeleyen hiçbir belge sunulmadığından dava dilekçesinin reddi gerekir. Dava dilekçesinde maddi tazminat talebine konu olan harcamaların 5271 sayılı Kanun’un 141 ve devamı maddelerine göre tazmin edilmesi mümkün değildir. Talep edilen manevi tazminat yasaya uygun olmamakla birlikte, miktar olarak da fazladır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2018 tarihli ve 2017/29 Esas, 2018/169 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2018/1803 Esas, 2019/2287 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2021 tarihli ve 2019/90586 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının gerçek gelirinin tespiti için araştırma yapılmadığına, manevi tazminat miktarının azlığına, cezaevi harcamaları ve avukatlık ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/200 Esas sayılı dosyasından tutuklandığı ve 102 gün tutuklu kaldığı, yargılama sonucunda ise 12.02.2016 tarihinde beraatine karar vedildiği, beraat kararının 22.02.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 23.05.2016 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar dava dilekçesinde 108 gün tutuklu kaldığı belirtilmiş ise de; davacının 28.05.2012 tarihinde gözaltına alındığı, 01.06.2012 tarihinde tutuklandığı, 07.09.2012 tarihinde ise tahliye edildiği, toplam tutukluluk ve gözaltı süresi 102 gün olduğundan 102 gün üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Davacının haksız gözaltına alınma işlemi 01.06.2005 tarihinden sonraki bir dönemde gerçekleşmiş olması nedeniyle, anılan bu tazminat davası 5271 sayılı Kanun’un 141 ve devamı maddeleri gereğince ele alınmıştır. Beraat kararı tebliğe çıkarılmamışsa da tazminat davası 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında her halükarda 1 yıllık hak düşürücü süre dolmadan açılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen maddi tazminata ilişkin rapor dosya kapsamına ve yasal mevzuata uygun olduğundan bilirkişi raporuna itibar edilmiş olup, 2.471.48 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 23.05.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacının dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu, özgürlüğünden yoksun kalması nedeni ile uğradığı manevi zarar, tutuklu kaldığı 102 günlük süre içinde duyduğu ızdırap ve üzüntü, gözaltında ve kapalı mekanda kalması nedeni ile yaşadığı kısıtlı yaşam, takdir edilecek tazminatın zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması hususları değerlendirilerek, 8.160,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 23.5.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/200 E., 2016/23 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ihaleye fesat karıştırma suçundan 28.05.2012 – 07.09.2012 tarihleri arasında 102 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 22.02.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin davacının gerçek gelirinin tespiti için araştırma yapılmadığına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminat miktarının azlığına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak takdir edilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin cezaevi harcamaları ve avukatlık ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesine ilişkin temyiz istemi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretinin ilgili ceza dava dosyasında davacıya ödendiği, vekalet ücreti ve cezaevi harcamalarının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin bu husustaki takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2018/1803 Esas, 2019/2287 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.