Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7003 E. 2023/278 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7003
KARAR NO : 2023/278
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 21.07.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu isnadı ile 01.03.2016 – 09.06.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığını ve yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, haksız olarak tutuklu kaldığı süre için 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 28.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, davacının talebini ispatlar belge sunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2017/278 Esas, 2017/394 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiştir.

4. … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2018 tarihli ve 2018/76 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.04.2019 tarihli ve 2019/219 Esas, 2019/1315 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalının temyiz talebinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1 maddesi uyarınca reddine, davacının temyiz talebinin aynı Kanun’un 302/2 maddesi uyarınca bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
Manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
Hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davacı memur olup, aynı zamanda çiftçilik yaptığını, tutuklu kaldığı süre boyunca bu gelirden mahrum kaldığı için maddi zarara uğradığına ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacı …’nun 2313 sayılı yasaya muhalefet ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından dolayı 01.03.2016 tarihinde tutuklandığı, 09.06.2016 tarihinde tahliye olduğu, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/110 Esas ve 2016/279 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, beraat kararının 21.12.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama kararının infaz gördüğü, davacının tutuklu kaldığı sürelere ilişkin bir mahsup kararının bulunmadığı, davacının haksız tutuklamadan dolayı tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş, davanın kısmen kabulü ile; davacının tutukluluğu dolayısıyla uğramış olduğu bir maddi zararın bulunmadığı anlaşıldığından; maddi tazminata ilişkin davasının reddine, davacının 01.03.2016 – 09.06.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve yargılama sonunda beraatine karar verildiği anlaşıldığından; 3.000,00 TL manevi tazminatın dilekçedeki isteme göre dava tarihi olan 13.07.2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesince; manevi tazminat miktarının 5.000,00 TL’ye yükseltilmesi ve vekalet ücretinin 845,00 TL olarak değiştirilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2018 tarihli ve 2018/76 Esas, 2018/331 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında 2313 sayılı yasaya muhalefet ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından dolayı yapılan soruşturma da her iki suçtan tutuklama kararı verildiği ancak davacı hakkında yalnızca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı verilen tutuklama kararının infaz edildiği, bu suretle davacının 01.03.2016 – 09.06.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda her iki suçtan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.12.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının dava dilekçesinde tarih belirtmeden faiz talep etmesi karşısında taleple bağlı kalındığı belirtilerek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmüş ise de dilekçenin havale edildiği tarih olan 21.07.2017 tarihinin dava tarihi olduğu gözetilmeksizin, dilekçenin yazıldığı 13/07/2017 tarihinin dava tarihi kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının 3.000,00 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminatın 5.000,00 TL’ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
1. Davacının tutuklandığı tarihte … Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğünde memur olarak çalıştığı ve tahliye olduktan sonra davacının açıkta kaldığı sürelere ait maaş farkının tamamının çalıştığı kurum tarafından davacı tarafa ödenmiş olduğu ve tutuklanmadan önce çiftçilik yaparak da gelir elde ettiğini iddia eden davacının bu dönem içerisinde maddi zararını vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi resmi bir belgeyle ispatlayamadığı anlaşılmakla; herhangi bir gelir kaybının bulunmadığı dikkate alınarak bu yöndeki talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.04.2019 tarihli ve 2019/219 Esas, 2019/1315 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.04.2019 tarihli ve 2019/219 Esas, 2019/1315 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.