YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7007
KARAR NO : 2023/368
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin kasten öldürmeye azmettirmek suçundan beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 26.07.2006 – 06.04.2012 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak suretiyle tazminat davası açılmış olup, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarih, 2015/53 E., 2015/339 K. sayılı kararı ile 33.560,53 TL maddi, 140.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 13.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.01.2018 tarih, 2017/8472 E., 2018/663 K. sayılı kararı ile maddi tazminat miktarının 36.789,86 TL’ye yükseltilmesi suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince haksız koruma tedbiri nedeniyle hükmedilen tazminata haksız koruma tedbirinin uygulandığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğinden; davacı lehine hükmolunan toplam 176.789,86 TL tazminata haksız koruma tedbirinin uygulandığı tarih olan 26.07.2006 tarihinden … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/53 E. sayılı dosyasının dava tarihi olan 13.01.2015 tarihine kadar işlemiş yasal faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 22.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Öncelikle davanın süresinde açılmadığından reddi gerekir. Dava açılan mahkemenin yetkili olup olmadığı, aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığı, davacı vekilinin özel yetkilendirilmiş vekaletnamesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Davacının talep edeceği tazminat gözaltında kaldığı dönem içerisinde uğradığı zararı kapsar. Gözaltı süresi bittikten sonraki dönem için oluşan zarardan dolayı talep edilmesi doğru değildir. Davacının kendi kusurlu eyleminin sorumluluğunun hazineye yükletilmesi yasaya aykırıdır. Manevi tazminat yönünden, haksız zenginleşmeye yol açacak şekilde, hak ve nefaset kuralları dışında talepte bulunulmuştur. Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin haksız zenginleşmeye yol açacak nitelikte olması sebebiyle reddi gerekir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/162 Esas, 2018/259 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.05.2019 tarihli ve 2019/336 Esas, 2019/1480 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2021 tarihli ve 2019/78456 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; açılan ilk davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna, daha sonra açılan davanın mükerrer bir dava niteliğinde olmayıp, asıl alacağın ferîlerine ilişkin ek dava olduğuna ve bu davanın da süresinde açıldığına ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacı vekili; müvekkilinin haksız koruma tedbirleri nedeni ile … 6. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, … 6. Ağır Ceza Mahkemesi 15.10.2015 tarih ve 2015/53 Esas, 2015/339 K sayılı kararı ile maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile toplam 173.560,53 TL maddi ve manevi tazminatın talep gözetilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 5271 sayılı Kanun’un 141 ve devamı maddeleri uyarınca davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermiş ve bu karar Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/8472 Esas, 2018/663 Karar sayılı ilamı ile kararı onanarak kesinleşmiştir.
Davacı vekili daha sonra açtığı davada … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/53 Esas, 2015/339 Karar sayılı kararı ve Yargıtay onama ilamı ile hükmolunan tazminat alacağına haksız koruma tedbirinin uygulandığı 26.07.2006 tarihinden … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/53 Esas sayılı dosyada açılan dava tarihine kadar işlemiş faizin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin talebinin dayanağı olan … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/53 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, davacı vekili dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep ettiğinden taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ve bu karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Yukarıda açılanan nedenlerle; davacının açtığı bu dava mükerrer olduğundan ve dava konusu hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/57 E., 2013/48 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 26.07.2006 – 06.04.2012 tarihleri arasında 2081 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 16.10.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu, davacı vekilinin 13.01.2015 tarihli dava dilekçesi ile davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak 250.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ettiği, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarih, 2015/53 E., 2015/339 K. sayılı kararı ile 33.560,53 TL maddi, 140.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, Dairemizin 22.01.2018 tarih, 2017/8472 E., 2018/663 K. sayılı kararı ile davacı lehine hükmedilen 33.560,53 TL maddi tazminatın, 36.789,86 TL’ye yükseltilmesi suretiyle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarih, 2015/53 E., 2015/339 K. Sayılı kararının düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleşmesinin ardından davacı vekilinin 24.04.2018 tarihli dilekçesi ile aynı konu ve nedene dayalı olarak yeni bir dava açtığı ve davacı lehine hükmolunan toplam 176.789,86 TL tazminatın haksız koruma tedbirinin uygulandığı tarih olan 26.07.2006 tarihinden … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/53 E. sayılı dosyasının dava tarihi olan 13.01.2015 tarihine kadar işlemiş yasal faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Tazminata esas ceza davasındaki beraat hükmünün 16.10.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 24.04.2018 tarihinde dava açılması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği ve aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığı, süresinde açılan ilk davada davacının talebi doğrultusunda davacı lehine tazminata ve dava tarihten itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.05.2019 tarihli ve 2019/336 Esas, 2019/1480 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.