YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7069
KARAR NO : 2023/1268
KARAR TARİHİ : 17.04.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 17.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; ev hanımı olan müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığını, 17.09.2015 tarihinde tutuklandığını, yerel mahkemece mahkumiyetine karar verilmesi üzerine Yargıtay tarafından beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verdiği ve müvekkilinin 07.12.2017 tarihinde tahliye edildiğini, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda müvekkili hakkında beraat kararı verildiği, haksız tutuklu kaldığı süreler nedeniyle 40.797,11 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 02.10.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı talebe dayanarak başka derdest dosyasının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararını dava dilekçesine ekleyerek zararı ispat etmesi gerektiğini, davacının tutuklanmasının usul ve yasaya uygun olduğundan tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davanın kısmen kabulü ya da reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, taraflar arasında vekalet ücreti hesabında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ancak bu ücretin Sulh Ceza Hakimliği ile Ağır Ceza Mahkemesinde takip edilen işler arasındaki ücretten fazla olamayacağından bu hususun dikkate alınması gerektiğini, öne sürmüştür.
3…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/670 Esas, 2019/793 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 34.852,69 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/670 Esas, 2019/793 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğine, 5271 sayılı Kanun 144 maddesindeki şartlar araştırılmadan karar verildiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, davalı lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/32 Esas, 2018/50 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 16.09.2015 – 07.12.2017 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.02.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kesinleşmiş gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediğini, davacı hakkında tutuklu kaldığı sürelerin mahsubunun yapılmadığı, başkaca derdest dosya bulunmadığı, davacının tutuklu kaldığı tüm sürelerin infaz gördüğünü belirlenerek, davanın kısmen kabulü ile 34.852,69 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/32 Esas, 2018/50 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 16.09.2015 – 07.12.2017 tarihleri arasında 813 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.02.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Davanın reddi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığı, davacının tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı aleyhine de belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması nedeniyle davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3.Karşı vekalet ücreti yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/670 Esas, 2019/793 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2023 tarihinde karar verildi.