Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7088 E. 2023/865 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7088
KARAR NO : 2023/865
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekilinin 06.06.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin haksız olarak 16.07.2007 tarihinde gözaltına alındığını, 19.07.2007 tarihinde tutuklandığını, 10.12.2009 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 13.019,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 26.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının zarara uğradığına dair belge sunmadığını belgelendiremediği zararların tazmin edilemeyeceği, davacının taleplerinin soyut iddia olduğunu, davacı hakkında yapılan işlemlerin yürürlükte olan mevzuata uygun yapıldığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.

3…. 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2017/268 Esas, 2017/473 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/1019 Esas, 2019/1276 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi;
İstinaf Mahkemesinin verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5271 sayılı Kanun 142 maddesine göre davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiğine, tazminata esas dava dosyasında beraat eden davacı sanığa başvurabileceği kanun yolları, merci ve süresinin bildirilmediğinden 5271 sayılı Kanun 142 maddesindeki sürelerin başlamayacağına, davacının bu nedenle bir kusurunun bulunmadığına, davacının tazminat hakkı bulunduğu ancak bildirilmediği hususu beraat kararı verilen mahkemeye eski hale getirme talebinde bulunduğu ancak mahkemenin taleplerini reddettiğine, müvekkiline beraat kararının tebliğ edildiği, kesinleşmiş gerekçeli kararın ise tebliğ edilmediği bu nedenle dava açma süresinin başlamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında dava açma süresinin 10 yıl olarak belirtildiğinden davanın süresinde olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/18 Esas – 2011/161 Karar sayılı dava dosyasında, davacının uyuşturucu ticareti yapmak için suç örgütü kurmak ve bu örgüte üye olmak, uyuşturucu madde ticareti yapmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından yargılandığı, 16.07.2007 – 10.12.2009 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 16.06.2011 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.09.2011 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’da öngörülen yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutukluluğunun başkaca bir mahkumiyetten mahsup edilmediğini, aynı tutuklamaya konu başka tazminat dosyasının bulunmadığı belirlenerek, 13.019,00 TL maddi 38.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının gözaltı, tutuklama, tahliye evrakları mahkemesinden alındığı, yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin 1 inci maddesi uyarınca, tazminat davasının karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılması gerektiği, tazminat davasının dayanağı olan … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/18 Esas, 2011/161 Karar sayılı ve 16.06.2011 tarihli ilam örneğine göre, davacı (sanık) hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından yapılan yargılama sonucunda Kanun 223 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının temyiz edilmeksizin 20.09.2011 tarihinde kesinleştiği, anılan bu dosya nedeni ile konusu tazminat olan işbu davanın ise 06.06.2017 tarihinde açıldığı gözetilerek davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla davanın kısmen kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı olduğu kabul edilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş ve duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … (kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/18 Esas – 2011/161 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu madde ticareti yapmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından yargılandığı, 16.07.2007 – 10.12.2009 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 16.06.2011 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.09.2011 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesine Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacının Temyiz Talebi Yönünden;
Davanın kabulü gerektiğine ilişkin talebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.” şeklindeki düzenlemeye göre; davacının uyuşturucu madde ticareti yapmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından dolayı beraat hükmü verildiği, beraat hükmünün ise 20.09.2011 tarihinde kesinleştiği, kararda tazminat hakkının usulüne uygun olarak açıklanmaması nedeniyle 3 aylık sürenin esas alınamayacağının, davacının tazminat davasını hak düşürücü bir yıllık süreden sonra 06.06.2017 tarihinde açtığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, davacı vekilinin davacı sanığa başvurabileceği kanun yolları, merci ve süresinin bildirilmediğinden 5271 sayılı Kanun 142 maddesindeki sürelerin başlamayacağına temyiz itirazları, davacı vekilinin örnek olarak bahsettiği Yargıtay Ceza genel Kurulu kararının 466 sayılı kanun kapsamında kalan bir dosya ile ilgili olduğu, … bu dosyanın ise 5271 sayılı kanuna tabi olduğundan 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/1019 Esas, 2019/1276 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.