Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7168 E. 2023/677 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7168
KARAR NO : 2023/677
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan 10.02.2017 – 14.11.2018 tarihleri arasında tutuklu kalmış, yapılan yargılama sonunda kullanma amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Haksız tutuklama sebebiyle oluşan 50.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 20.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı tazminat hakkı doğurmayacağından davanın reddi gerekir. Davanın süresinde açılıp açılmadığı, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka bir cezadan mahsup edilip edilmediği, aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacı hakkında koruma tedbiri uygulanmasına kendisi sebep olmuştur. Talep edilen tazminat miktarları çok yüksektir. Davacının faiz talebi de kabul edilebilir değildir. Dava konusu olay 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde sayılmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/77 Esas, 2019/277 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/2307 Esas, 2019/2556 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve 2019/108374 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kişilerin tazminat davası açabileceğine, davacının tutukluluk süresinin çok uzun olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/83 E., 2017/339 K. sayılı dosyasında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işlediği iddiasıyla tutuklandığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hükmen tutukluluk halinin devamına karar verildiği, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.11.2018 tarih, 2017/1820 E., 2018/941 K. sayılı ilamı ile davacı hakkında … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına ve davacının dönüşen suç vasfına göre kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandıırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası atfıyla 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve tahliyesine karar verildiği anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ise, tazminat talebinde bulunulabilmesi için davacının beraatine karar verilmiş olması koşulunun arandığı; davacı hakkında sonuç itibariyle beraat kararı verilmemiş olmakla koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istenilebilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde öngörülen yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, davalı duruşmalarda kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden 5.450,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Davacının tazminata esas dosyası incelendiğinde, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/83 E., 2017/339 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10.02.2017 – 14.11.2018 tarihleri arasında 642 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin (sanık müdafii) istinaf talebi ile yapılan inceleme sonunda … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2017/1820 E., 2018/941 E. sayılı kararı ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/83 E., 2017/339 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, davacının eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası atfıyla 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22.11.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı hakkında, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da davacının beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, düşme kararı verilmesi halinde davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olması sebebiyle davacının fazladan tutuklulukta geçirdiği süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verilmesi halinde ise tutuklu kaldığı sürenin tamamına ilişkin tazminata hak kazanacağı göz önünde bulundurularak; mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi henüz dolmamış olan davacının tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Davacı hakkında, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da davacının beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, düşme kararı verilmesi halinde davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olması sebebiyle davacının fazladan tutuklulukta geçirdiği süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verilmesi halinde ise tutuklu kaldığı sürenin tamamına ilişkin tazminata hak kazanacağı göz önünde bulundurularak; mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi henüz dolmamış olan davacının tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/2307 Esas, 2019/2556 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.