YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7170
KARAR NO : 2023/675
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil, üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 18.03.2010 tarihinde gözaltına alınması akabinde tutuklanmış ve 05.06.2013 tarihinde tahliye edilmiştir. Haksız gözaltı ve tutuklama sonucu müvekkilin emekli olmak zorunda kalması nedeniyle 528.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, cezaevinde harcadığı 30.400,00 TL’nin tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, döner sermaye denge tazminatı olarak 30.000,00 TL’nin ödeme zamanlarından itibaren işleyecek yasak faizi ile birlikte ve tutukluluk süresince yapılan 1/3 maaş kesintinin geri ödenmesine kadar geçen süre için 5.000,00 TL faiz ile beraat ettiği ceza davasındaki vekalet ücreti olan 3.960,00 TL’nin maddi tazminat olarak, 250.000,00 TL’nin de dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte manevi tazminat olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 31.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Dava dilekçesinde belirtilen beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği, davanın süresinde açılıp açılmadığı, davanın daha önce başka bir tazminat davası açıp açmadığı araştırılmalıdır. Davacı kendi kusurlu hareketleri neticesinde tutuklandığından davanın reddi gerekir. Talep edilen tazminat miktarları fahiş, beraat kararı verilen ceza dava dosyasındaki vekalet ücretinin tazminat davasında talep edilmesi hatalıdır. Davacının faiz taleplerinin de reddi gerekir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2017/454 Esas, 2018/131 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.09.2019 tarihli ve 2018/3612 Esas, 2019/3284 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.10.2021 tarihli ve 2019/105057 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; davacının maddi zararı bulunmamasına rağmen bölge adliye mahkemesi tarafından maddi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminat miktarının fazlalığına, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesine, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, davanın haksız ve yersiz olması nedeniyle reddedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının silahlı örgüt üyesi olmak, rüşvet almak, görevi kötüye kullanma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarını işlediği iddiasıyla 18.03.2010 tarihinde gözaltına alındığı, … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/14 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, … 10. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, dosyanın daha sonra … 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, 05.06.2013 tarihli duruşmada davacının tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 esas, 2017/103 karar sayılı kararı ile davacı hakkında atılı tüm suçlardan beraat kararı verildiği ve kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın 25.04.2017 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu, davacının açılan davaya muvafakat ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dilekçesinde maaş kesintisi olarak alınan paraların kendisine iade edilmekle beraber eksik ödemenin faizi olarak 5.000,00 TL’yi, cezaevinde harcanan 30.400,00 TL’yi, döner sermaye denge tazminatı ek ödemesi olarak 30.000,00 TL’yi ve tutukluyken emekli olması nedeniyle mahrum kaldığı 528.000,00 TL’yi maddi zarar kapsamında mahkememizden talep etmiş ise de; maaşından kesinti yapılan tutarın sonradan ödenmesi nedeniyle oluşan faiz zararının, cezaevi harcamalarının ve tutuklandığı dönemde emekli olması nedeniyle mahrum kaldığı maaş toplamı olarak beyan edilen 528.000,00 TL’nin haksız tutuklamadan kaynaklanan doğrudan zarar olarak kabulünün mümkün olmaması, döner sermaye ödemesi alamaması nedeniyle istenen denge tazminatının da aynı zamanda idari yargı yolunda dava konusu edildiğinin davacı ve vekili tarafından beyan edilmiş olması, ayrıca yine bu zararın da 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi uyarınca maddi zarar kalemine dahil edilmesinin mümkün olmaması ve davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin yapılan maaş kesintisinin sonradan kendisine ödenmiş olması nedeniyle herhangi bir maddi zararının bulunmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının üzerine atılı suçtan beraatına karar verilmesi, davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre, davacının gözaltına alınmadan önce … Üniversitesi Hastanesinde müdür olarak görev yapmış olması, davacının dosyaya yansıyan mali, kültürel ve sosyal durumu değerlendirilmek suretiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 08.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacının gözaltına alınıp tutuklu olarak yargılaması devam ederken 17.10.2011 tarihinde emekli olduğu, tutukluluk halinin 05.06.2013 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmakla, davacının emeklilik tarihi ile tahliye olduğu tarih arasında 2011 yılında 76 gün, 2012 yılında 366 gün ve 2013 yılında 155 gün olmak üzere toplam 597 günlük döneme ilişkin olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret üzerinden 14.454,11 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davacının maddi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunarak; maddi tazminata ilişkin (1) ve (2) numaralı bentlerinin tamamının hükümden çıkartılarak yerine (1) numaralı bent olarak “Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 14.454,11 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 08/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine” ibaresinin eklenmesi,
Davacının; … Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi müdürü olarak görev yapmakta ve aylık 1.553,92 TL maaş almakta iken, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ile rüşvet almak ve vermek suçlarından dolayı 18.03.2010 tarihinde gözaltına alınıp 22.03.2010 tarihinde tutuklandığı, 05.06.2013 tarihinde de tahliye edildiği, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatına karar verildiği maddi olay nedeniyle hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçların niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayların cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, talep gereği dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinden dolayı tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ile benzeri hususlar gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak biçimde hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği halde 1175 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kalan davacı yararına bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunarak; manevi tazminata ilişkin (3) numaralı bentte yazılı “150.000,00 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “100.000,00 TL” ibaresinin eklenmesi, bu bendin madde numarasının 2 (iki) olarak değiştirilmesi ve (4) ve (5) nolu bentlerin madde numaralarının sırasıyla (3) ve (4) olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 E., 2017/103 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç örgütüne yardım etmek, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet almak suçlarından 18.03.2010 – 05.06.2013 tarihleri arasında 1175 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 25.04.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Maddi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Dosya kapsamında yer alan belgelere göre davacının emekli aylığı almaya başladığı tarih olan 15.11.2011 tarihi ile tahliye edildiği tarih olan 05.06.2013 tarihi arasındaki tutukluluk süresine ilişkin olarak maddi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte; maddi tazminatın net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan 13.624,03 TL yerine 14.454,11 TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Manevi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak tayin edilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hükmedilen tazminat miktarlarına uygulanan faize ilişkin temyiz isteği yönünden;
Davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin temyiz isteği yönünden;
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Davanın haksız ve yersiz olması nedeniyle reddedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 E., 2017/103 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç örgütüne yardım etmek, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet almak suçlarından 18.03.2010 – 05.06.2013 tarihleri arasında 1175 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 25.04.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.09.2019 tarihli ve 2018/3612 Esas, 2019/3284 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün birinci fıkrasında yer alan “14.454,11 TL” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “13.624,03 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.