YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7182
KARAR NO : 2023/469
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİCeza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 03.10.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “… Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/12445 soruşturma sayılı, müvekkil hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyası kapsamında, 06.01.2014 – 11.03.2014 tarihleri arasında 70 gün gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan 20.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi zararının gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 02.11.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı araştırılarak, öncelikle davanın bu sebeplerle reddine karar verilmesi gerekir. 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde yazılı koşullar davacı yönünden gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekir. Aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Maddi zararını delil ve belgelerle ispatlayamayan davacının maddi tazminat talebi doğru değildir. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Davacının nüfus kaydının ve mahsuba esas cezasının olup olmadığının tespiti için adli sicil kaydının dosya kapsamına alınması, davanın açılması için avukatına yetki verip vermediğinin tespiti için davacının dinlenmesi gerekmektedir. Davacının yasal faiz talebinin hukuki dayanağı yoktur, bu nedenle faiz başlangıç tarihine ilişkin talep yönünden davanın reddi gerekir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2016/482 Esas, 2018/204 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/1986 Esas, 2019/2378 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2021 tarihli ve 2019/81656 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; haksız tutuklama sebebiyle davacının ailesinin geçimini zorlukla karşılaması, davacının haksız tutuklama sonrasında emekli olmak zorunda kalması ve özel sektörden çalışma teklifi dahi alamaması hususları göz önünde bulundurularak davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının azlığına ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının 07.01.2014 tarihinde gözaltına alındığı, … 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/1 sorgu numaralı dosyası ile 10.01.2014 tarihinde tutuklandığı, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/12445 soruşturma numaralı dosyası ile kovuşturmaya ve ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre içinde duyduğu ızdırap ve üzüntü nedeni ile uğradığı manevi zarar, takdir edilecek manevi tazminatın zenginleşme ya da fakirleşme aracı olmaması hususları değerlendirilerek günlüğü 50,00 TL üzerinden hesaplanan toplam 3.150,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 07.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı her ne kadar maddi tazminat talebinde de bulunmuş ise de; dosya kapsamında yer alan usul ve yasaya uygun bilirkişi raporundan ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları … Liman İşletme Müdürlüğünün yazılarından anlaşıldığı üzere, davacının maaşından yapılan kesintilerin kendisine ödendiği, maaş kesintisinden kaynaklı alacağının olmadığının sabit olduğu, eksik ödeme yapılmış olsa dahi davacının her zaman bunu idareden talep etme hakkı olduğu göz önünde bulundurularak davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekil ile temsil olduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 770,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.10.2018 tarih, 2018/533 Esas, 2018/9946 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, davacı lehine tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden nisbî vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ancak ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hükmüne göre 845,00 TL vekalet ücreti yerine 770,00 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunduğundan; hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin beşinci bendinde yazılı “770,00 TL” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “845,00 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/12445 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet almak ve vermek suçlarından 07.01.2014 – 11.03.2014 tarihleri arasında 63 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 02.07.2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin haksız tutuklama sebebiyle davacının ailesinin geçimini zorlukla karşılaması, davacının haksız tutuklama sonrasında emekli olmak zorunda kalması ve özel sektörden çalışma teklifi dahi alamaması hususları göz önünde bulundurularak davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yönünden;
İlk derece mahkemesinin; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde maaşından yapılan kesintilerin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar gereğince daha sonra kendisine ödendiği, bu nedenle maaş kesintisinden kaynaklı zararının olmadığı, eksik ödeme yapılmış olsa dahi davacının her zaman bunu idareden talep etme hakkının olduğu göz önünde bulundurularak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup; davacının haksız tutuklama sonrasında emekli olması ve özel sektörden çalışma teklifi dahi alamaması sebebiyle uğradığını beyan ettiği maddi zararının muhtemel zarar kapsamında kalması sebebiyle maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının azlığına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/1986 Esas, 2019/2378 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.